Haberin Devamı
Ankara’daki hareketlilikle birlikte birçok işaret AKP hükümetinin Meclis’i toplayarak Kuzey Irak’ta askeri operasyona ilişkin yetki isteyeceğini gösteriyor.
Sorun sadece Türkiye ile Kuzey Irak “özerk” yönetimi arasında değil. Amerikan yönetimi de her fırsatta böyle bir askeri operasyona karşı olduğunu söylüyor.
Böyle bir operasyonun, boyutları ne olursa olsun uluslararası toplumda “başka bir ülkenin toprağına asker sokmak” olarak algılanacağı bellidir. Operasyon dolayısıyla yeni bir Kıbrıs olayının sahneye konulduğunu düşünenler de az olmayacaktır.
AKP hükümeti Türk askerinin Kuzey Irak’a kapsamlı bir operasyon için girmesinin siyasi ve ekonomik risklerini göz önünde tutarak bugüne kadar direndi. Ancak bu tavrıyla Genelkurmay ile karşı karşıya kaldığı izlenimi ortaya çıktı ve iç siyasette sıkıntı yaşandı.
Seçim yaklaştıkça muhalefet partileri meseleyi daha fazla “kullanmaya” başladı.
Bu sıkıntıdan herkesin sıyrılmasını sağlayacak adımı ancak Amerikan yönetimi atabilir. O adım ne olursa olsun, Türk kamuoyunu ileriye dönük olarak Kuzey Irak’taki PKK varlığının eski kolaylıklardan yararlanmayacağına inandırması gereklidir.
Türk askeri operasyonuyla Kuzey Irak’ın bir savaş alanı olması herhalde bölgedeki Kürt liderlerin de isteyeceği bir durum değildir. Ama bölgenin Türkiye’ye yönelik askeri faaliyetler için üs olarak kullanılmasını engellemek de onların görevidir.
Amerikan yönetiminin bugüne kadar Türkiye’nin ve Türk halkının bu konudaki duyarlılığını görmezden gelmesi ve Ankara’yı “idare etmek” dışında ciddi bir adım atmaması ortaya başka kuşkular da çıkarmıştır.
PKK meselesinin kaynağında Kürt meselesinin bulunduğu ve çözümünün de aslında Türkiye içinde olduğu gerçeği Kuzey Irak tartışmalarıyla gözden uzaklaştırılmakta, konu en basit askeri düzeye indirgenmektedir.
Amerikan yönetimi şu andaki kilidi açmak yolunda ciddi bir adım atmalıdır. Bu, Türkiye’ye belli güvenceler verirken bölgedeki Kürt yönetimini de zora sokmayacak, her türlü sorunun görüşme ve birbirinin derdini anlama yoluyla çözülebileceğini gösterecek bir adım olmak zorundadır.
Bölgede yeni bir askeri çatışma cephesinin ortaya çıkmasının herkese getireceği fatura oldukça yüklüdür. Ama bu fatura önce Türk halkının, sonra Kuzey Irak Kürt halkının önüne konulacaktır.
Eğer Amerikan yönetimi bugünkü sıkıntıyı gidermek istiyorsa acele etmelidir.

