Terörün uçları

Kartal'da Masonlara yapılan saldırıda kullanılan silahın bir süre önce Şişli'de Yahudi bir doktorun öldürülmesinde kullanılmış olduğu ortaya çıktı

Haberin Devamı

Kartal'da Masonlara yapılan saldırıda kullanılan silahın bir süre önce Şişli'de Yahudi bir doktorun öldürülmesinde kullanılmış olduğu ortaya çıktı. Bu basit bir polisiye tespit değildir. Radikal İslamcı terörün örgütlenme boyutlarının azımsanmayacak ölçüde olduğunu göstermektedir.

Şişli'de bir Yahudi "infaz edilmiş", aynı silahla Kartal'da Masonlara saldırılmıştır. Bu eylemleri planlayan ve gerçekleştiren kişilerin, "insanlık" açısından kimliklerinin tespiti tıbbın işidir. Ama şurası kesindir ki, insan öldürmeyi hayatlarının ana faaliyet alanı haline getirmiş insanların insanlıkla ilişkileri yoktur. Hangi kutsal düşünce ya da inanç adına hareket ettiklerini iddia ederlerse etsinler, yoktur.

Katillerden birinin İGDAŞ çalışanı olması da, kamu alanında bu tarz örgütlenmelerin kolaylığı hakkında fikir vermektedir.

Bu şahıs belediyenin bir kuruluşunda çalışmakta, belki görev alanında dolaşarak insanlar hakkında bilgi toplamakta ve sonra cinayet planlamasına katılmaktadır.

* Böyle gözü kara bir kişinin bir kamu kuruluşunda çalışabilmesi ancak üst düzeyde bir "göz yumma" sayesinde mümkün olabilir. Muhtemelen kılığı kıyafeti ile de kendisini açıkça ifade eden bu kişi, insan öldürmektedir.

* Böyle bir militanın fark edilmemiş olması mümkün değildir. Ama kamu kuruluşları siyasi partilerin himayesinde militanları işe yerleştirme alanı olarak kullanıldığı sürece böyle örneklere bol bol rastlamak şaşırtıcı olmayacaktır.

Tehlike asıl nerede...
* Siyasi islam ya da radikal islam ne yazık ki ülkemizde geniş bir örgütlenme ve faaliyet alanı bulmuştur. Dünyadaki gelişmelerle birlikte bu radikal grupların yine siyasi İslamı içine alan partiler tarafından korunmaları ya da bunlardan hoşgörü görmeleri bugünkü durumu yaratmıştır.

* Devlet internet kullananların ya da olmayan Ku Klux Klan'cıların peşinde dolaşmakla; imkân ve güçlerini "AB ve ABD yanlılarını", "yazar ve düşünürleri" izlemeye harcamakla değil, bu örgütlenmelerin üzerine gitmekle yükümlüdür.

Türkiye'deki tehlike ne AB ve ABD yanlılarından ne yazarlardan, düşünürlerden ne de internet gruplarından gelmektedir. Tehlike Türkiye'yi Ortadoğu'nun din görüntülü savaşları içine çekmek isteyenler ve tehlikeyi yanlış yerde arayanlardan gelmektedir.

DİĞER YENİ YAZILAR