Her sıkıntılı durumda ilk tartışma konusu "yasa" oluyor. Yasaların uygulanmasındaki eksiklikleri ve yanlışlıkları tartışmak yerine söze "yasa gerekli" diye başlıyoruz.
Türkiye'de yasa eksiği değil, tam tersine yasa fazlası bulunuyor.
Ancak buna rağmen yeni yasalar çıkarılmasını istemek vazgeçemediğimiz bir alışkanlığımız olarak devam ediyor.
Terörün tekrar başını gösterdiği doğru. Bunun da bütün toplumu gerdiği, bu nedenle yanlış tepkilerin ortaya çıktığı da görülüyor.
Ve aynı talep tekrar ortaya atılıyor: Yasaları değiştirelim ki terörle daha iyi mücadele edelim.
Bu mantıkla gidildiği takdirde "otomatik sıkıyönetim"e, hatta "sürekli sıkıyönetim"e kadar gidebiliriz.
Yasalarda önemli bir eksiklik olmadığını sesini duyurabilen bütün hukukçular belirtiyor.
Adalet Bakanı Çiçek de ısrarla aynı şeyi söylüyor.
Buna rağmen "daha sıkı kanun" talebi devam ediyor. Bu talebin sahiplerinin verdiği örnek de son olarak İngiltere'de yapılan değişiklikler.
Neyi kıyaslıyoruz?
İngiltere'de bazı değişiklikler yapıldığı doğru, ancak bu örneği verenler bundan önce yürürlükte olan yasaları ve bunların Türkiye'deki durumla bire bir karşılaştırmasını yapmıyorlar. Tek söylenen "İngiltere de yaptı biz ne bekliyoruz" cümlesi.
İngiltere yıllarca IRA terörü ile mücadele yürüttü, hiçbir zaman olağanüstü kanunlar meselesi tartışılmadı. Son yapılan değişikliklerse, İslamcı cemaatlerin lideri konumundaki imamların daha iyi izlenmesi ve faaliyetlerinin denetlenmesine yönelik.
Şu anda Türkiye Cumhuriyeti yasalarında yapılacak "geriye dönük" her değişiklik 3 Ekim öncesinde Batı tarafından farklı gözle görülecektir.
Biz İngiltere'deki yasaları iyi bilmiyoruz ama onlar Türkiye'deki yasaları çok iyi biliyorlar. Dolayısıyla "geriye dönüş" niteliğindeki her değişiklik Avrupa Birliği ile görüşmeler öncesinde ilişkilere yeni bir çomak sokma anlamına da gelecektir. Bunun Avrupalılar açısından tercümesi "Türkler zaten gelişmiş bir demokrasi istemiyor" cümlesidir.
* 1980 sonrasında Türkiye'de en sıkı yasalar, en sıkı uygulamalar geçerliydi. Ve bu yasalarla bu uygulamaların "himayesinde" ayrılıkçı terör büyüdükçe büyüdü.
Yeni yasa isteyenler, eski günleri özleyenler, yakın geçmişe iyi bakmak zorundadır.
Terör ve yasalar
Her sıkıntılı durumda ilk tartışma konusu "yasa" oluyor. Yasaların uygulanmasındaki eksiklikleri ve yanlışlıkları tartışmak yerine söze "yasa gerekli" diye başlıyoruz
Haberin Devamı

