Haberin Devamı
Demokratik Toplum Partisi’nin Türk vatandaşı Kürtleri temsil ettiğini 29 Mart sonuçları doğruladı.
Bu “onay” kimilerine göre bazı tehlikelerin başlangıcı olabilir.
Ancak, eğer AKP’nin istediği gibi Kürt vatandaşların ağırlıklı olduğu şehirler DTP’nin elinden alınsaydı, öncelikle bu insanlar bir kez daha kendilerini “dışlanmış” hissedecekti.
AKP’nin bölgede açıkça söylenmese de “dini” referanslar yoluyla DTP’nin oylarına ortak olması DTP’nin temsil niteliğini azaltmaz; azaltmadığı ortaya çıktı.
Seçim öncesinde “Kürt açılımı” olarak TRT 6’nın yayına başlaması, genel olarak olumlu karşılanmasına karşılık bu “açılım” ın bölgede daha farklı bir şekilde görüldüğünün de herhalde AKP ve diğer partiler farkındadır.
TRT 6’nın tek parti döneminin Ankara Valisi Tandoğan’ın “Eğer komünizm gelecekse onu da biz getiririz” vecizesinin günümüzdeki bir kopyası olarak görüldüğü de belli oldu.
“Kürtçe yayını sen yapamazsın, ben devlet olarak yaparım” mantığı ile bölgede oy alınacağını sananların şiddetle yanıldığı ortaya çıktı.
Kürt kökenli vatandaşlar DTP’nin oylarını kararlı bir şekilde artırarak açık bir mesaj vermişlerdir.
Bunu, demokratik gelişmeleri yasal siyaset temelinde sağlama iradesi olarak görmek gerekir.
Çeyrek yüzyıldır süren savaş iki kuşağın hayatını mahvetti. Bir üçüncü kuşağın da önceki kuşakların yaşadıklarını yaşamasının artık hiçbir mantığı yoktur.
DTP’nin siyasi faaliyetlerinde zaman zaman PKK gölgesinin hissedilmesinin yarattığı kuşkuların silinmesi de yine bu parti yönetiminin yüklenmesi gereken bir sorumluluktur.
Bu sorumluluk, temelde silahların susması sürecinin başlatılması için bütün imkânlar değerlendirilerek
çaba gösterilmesini gerektiriyor.
Çok yakında Kuzey Irak’ta yapılacak Kürt konferansından “barışçı” kararların net olarak çıkmasında Demokratik Toplum Partisi’nin ciddi katkısı olabilir.
Demokratik Toplum Partisi’nin, temsil niteliğinin onaylanması ile yükümlülük ve görevlerinin arttığını, bu doğrultuda daha faal olmasının beklendiğini görmüş olması gerekir.
DTP’li olmayan Türkler de DTP’den bunu beklemektedir ve beklentilerine cevap aldıkça rahatlayacaklardır.
Bunun somut karşılığı da demokratik gelişme süreçlerinin hızlanmasıdır.

