Haberin Devamı
Başbakan Erdoğan, 21 Ekim’de yapılacak referandumla ilgili eleştirileri yanıtlarken “referandum kültürüne alışın” dedi. AKP’nin diğer sözcüleri de önümüzdeki dönemde sık sık referandum yapılabileceğini, bütün önemli konuların halka götürüleceğini söylediler.
“Kültür” meselesine girmeden önce referandumun zayıf merkezi hükümetlerin bulunduğu sistemlerde yaygın bir yöntem olduğunu söylemek gerekiyor. Federatif yapılarda sık uygulanan bu yöntemle halkın önem derecesi değişen konulardaki fikri sorulup politika belirleniyor.
Güçlü merkezi hükümete dayanan parlamenter sistemlerde ise “temsil” mantığı dolayısıyla ancak önemli konularda referandum yoluna başvuruluyor.
Referandumun başarılı ve etkili bir yöntem olarak kullanılması için bazı şartlar gerekli. Bunlardan biri, öncelikle “demokrasi kültürü”nün yeterince yerleşmiş olmasıdır. Bugün toplumumuzun genel yapısına baktığımızda o temel kültürün yerleşikliği konusunda çok sayıda bulanık alan bulunduğunu görüyoruz.
Bu temel şartın yanında referanduma sunulan konularının halka iyi anlatılması, konunun enine boyuna ve farklı açılardan tartışılmış olması da gerekiyor.
Bunun için de toplumdaki tüm iletişim sistemlerinin bilgi aktarımı işlevlerini tam olarak yerine getirmesi şarttır.
Eksik bilgilerle ve dünyada ne olup bittiği, benzer konularda insanlığın hangi deneyleri yaşadığını bilmeden gidilecek referandumlardan kimsenin ummadığı sonuçlar da çıkabilir.
Sık sık referanduma gitmeyi düşünenler bir örneği iyi düşünsün. Eğer Türkiye’de idam cezasının kaldırılması konusunda referandum yapılsaydı nasıl bir sonuç çıkardı? Hiç kimse hayale kapılmasın, kesinlikle olumsuz bir sonuç çıkardı. Çünkü idam cezasının kalkmasını isteyenler dertlerini uzun uzun anlatmaya çalışırken idam cezasının kalmasını isteyenler birkaç kaba örnekle halkı yönlendirebileceklerdi.
1961’de son derece ileri ve özgürlükçü bir anayasayı yüzde 70 dolayında bir oy oranıyla onaylayan Türk toplumu, 1982 yılında bir önceki anayasanın tam tersi bir mantıkla hazırlanmış, yasakçı bir anayasaya yüzde 98 oranında evet demişti.
Yaşadığımız bir başka örnek de Turgut Özal’ın kendisini en güçlü hissettiği dönemde eski siyasileri kapsayan yasakların kalkması konusunu halka sormasıydı. Sonuç kıl payıyla yasakların kalkması yönünde çıkmıştı. Ama toplumun yarısı askeri yönetimin koyduğu yasakların devam etmesinden yana oy kullanmıştı.
Sık sık referandum yaparak siyasi iktidar belki gücünü, etkinliğini sınamak isteyebilir. Böylece gücünü sürekli tazelemek ve kanıtlamak imkânını kulanabilir. Ama asıl referandum her zaman genel seçimdir.

