Haberin Devamı
Başbakan’ın bir sinirle söylediği “siyasi simge olsa ne olur” sözüyle türban meselesi tam anlamıyla içinden çıkılmaz hale geldi.
Bununla ilgili tartışmalara girişen Başbakan, “önemli” söz ettiğini düşünürken iki kez, iki büyük bilgi yanlışına düşmüştür.
Bunlardan biri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın türbanla ilgili açıklaması üzerinedir.
Erdoğan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “ihsas-ı rey”de bulunduğunu söylemiştir. “İhsas-ı rey” oyunu önceden belli etmek anlamına gelir.
Yargıtay Başsavcılığı siyasi partilerin faaliyetlerini izlemekle ve anayasal sınırların aşılıp aşılmadığını denetlemekle ilgili makamdır. Bu makam, görevi gereği “oyunu”, görüşünü önceden, en baştan açıklar. Görevi budur.
Erdoğan, Yargıtay Başsavcılığı’ndan sonra Danıştay Başkanlığı’ndan gelen türban açıklamasına öfkeyle cevap verirken kendisine göre bir “kuvvetler ayrılığı” tanımı yapmıştır.
Başbakan’a göre demokratik parlamenter rejimin işleyişinin temel ilkelerinden biri olan “kuvvetler ayrılığı”, yasama-yürütme-yargı üçlüsünün “birbirinin işine karışmaması” imiş.
Kuvvetler ayrılığı, toplumsal düzende üç ana “kuvvet”in birbirini denetlemesini ve herhangi birinin “mutlak iktidar” sahibi olmasının engellenmesini anlatır.
Yani durum Başbakan’ın söylediğinin tamamen tersidir ve buna göre yargının türban gibi önemli hale getirilmiş bir sorunda tavır sahibi olması, siyasi iktidar sahiplerinin kendilerini “mutlak iktidar sahibi” gibi görmemeleri için uyarıda bulunması son derece doğaldır.
Başbakan, yüzde 47 oranında oy almış bir siyasi olarak ülkeyi “tek başına” yöneteceğini düşünüyorsa, zaten demokratik parlamenter sistemin temel ilkelerini bilmiyor demektir. Son tartışmalarda verdiği işaretler bu konuda önemli yanılgılar içinde olduğunu gösteriyor.
Demokratik parlamenter sistemin bütün mantığı “mutlak iktidar” yollarının kesilmesi üzerine kuruludur.
Her konuda azınlık olanların haklarına saygı gösterilmesi, temel sorunlarda toplumsal uzlaşma aranması gibi sistemin güvenceleri olan unsurlarla oynama yollarına sapılması, her zaman rejimle oynanması anlamına gelir. Ve bu yollar açıldığında ne zaman, nerede durulacağı da belli olmaz.
Yakın danışmanları Başbakan’a demokratik parlamenter sistemle ilgili temel bilgileri aktarırken siyasi tarih dersleri de versinler ki, Başbakan kendi yerini görebilsin.

