Çakıcı skandalının en yetkili ağızlardan anlatıldığı kadarıyla kalmadığı, telefon kayıtlarının ortalığa saçılmasıyla meydana çıktı.
Telefon dinleme olayından önce bu kayıtlarla ortaya çıkan durumu özetlemek gerekir.
Buna göre, Yargıtay Başkanı Çakıcı davasıyla daha önce açıkladığının ötesinde ilgilenmiştir. Ancak yargı sürecinde sanık lehine herhangi bir eylemi olmamıştır.
MİT'in üst düzey bir görevlisinin, istihbarat toplama ve izlemenin daha ötesinde ilişkiler kurmuş olduğu anlaşılmaktadır. Aynı durum, Yargıtay Başkanı'nın yazlığını yapan müteahhit için de geçerlidir.
Bu konuşmalar basit "bilgi alma", "izleme" ya da "durumu idare etme" konuşmaları değildir. Yargıtay Başkanı, Yargıtay Genel Sekreteri ve MİT görevlisi Çakıcı'nın sıkıntılarıyla "çok fazla" ilgilenmişlerdir.
Bu, dün basına yansıyan telefon dinleme kayıtlarının özetidir. Ama bu olayın başka boyutları da vardır.
'Önlem' mi, 'silah' mı?...
Birincisi, telefon dinleme yargı kararına bağlı ve suçu önleme amacına yönelik olması gereken bir işlemdir. Bu dinleme işlemi sırasında hakkında yargı izni olmayan kişiler de zorunlu olarak dinlenmiş olabilir. Eğer bu kişilerin de aynı suç çemberi içinde yer aldığı sanılıyorsa, bunlar için de ayrıca dinleme izni çıkarılması gerekir.
Telefonları dinleyen merci Yargıtay Başkanı, Genel Sekreteri ve MÎT görevlisi için de yasal dinleme izni alsaydı, hukuki durum çok daha farklı olurdu.
Bir başka mesele de bu gizli dinleme kayıtlarının bu kadar açık bir şekilde basına yansımasıdır. 1998'de yine aynı kişinin, Çakıcı'nın başka kişilerle konuşmaları da ayrıntısıyla basına yansıtılmış ve Yılmaz hükümeti düşmüştü.
Anlaşıldığına göre, dinlemeyi gerçekleştiren kişiler ve kurumlar, dinleme kayıtlarını bizim bilmediğimiz amaçlar için kullanmakta sakınca görmemektedir.
Bu da kayıtların bazen siyasi amaçlarla, bazen de kurumlar arası çatışma silahı olarak kullanıldığına ilişkin kuşkuları güçlendirmektedir. Amaç adaletin yerine gelmesi yerine, bazı kişilerin hırpalanması olursa adalet yine "fena halde gecikmiş" olur.
Bütün bunlar bir şeyi kesin olarak gösteriyor: Ankara'daki yapı tel tel dökülmektedir. Bu dökülme sürecektir.
Tel tel dökülme
Çakıcı skandalının en yetkili ağızlardan anlatıldığı kadarıyla kalmadığı, telefon kayıtlarının ortalığa saçılmasıyla meydana çıktı
Haberin Devamı

