Tekrar başa dönülmemeli

Haberin Devamı

Oslo görüşmelerinin kayıtlarını sızdıran ister devletin içinden olsun isterse Kürt tarafından olsun, amaç bellidir. Görüşme olmamasını, bugünkü durumun sürmesini isteyenlerin iki tarafta da bulunduğu kimsenin meçhulü değil.

Benzer sorunu yaşamış ve çözmüş başka ülkelerde de aynı şeyler yaşanmıştır. İrlanda meselesi, Bask meselesi bugün çözülmüş sayılıyorsa bu, siyasi ve toplumsal iradenin ağırlığını koyması ve kararlı bir görüşme sürecinin başarılmasıyla sağlanmıştır.

Yine bu ülkelerde görüşmeler belli bir aşamaya geldiğinde kamuoyu görüşmelerin varlığından haberdar edilmiş, ancak içerikleri gizli tutulmuştur.

***


Görüşmelere yönelik tepkilerden MHP’nin tavrı “sonuna kadar savaş” isteğinin devamı niteliğindedir ve Türk toplumunun geniş kesiminin bu tavrı onaylamadığı da ortadadır.

CHP’den gelen tepki, görüşmelerin daha önce sert bir üslupla inkâr edilmiş olması üzerinedir, CHP Genel Başkanı görüşmelerde bulunulmasına karşı çıkmamıştır.

Hükümetin en üst düzeyinden gelen yalanlamalara rağmen görüşmeler yapıldığının ortaya çıkmasını AKP’nin ve Erdoğan’ın “gol yemesi” olarak algılayanların sevinç gösterilerinin ise hiçbir önemi yoktur. Ülkenin geleceğine, en önemli sorunun çözümüne AKP karşıtlığı ya da düşmanlığı açısından bakmaktan bıkmayan “ulusalcı” yapının toplumdaki karşılığının hızla daraldığını bu olay bile göstermiştir.

***


PKK’ya yakın bir kanal üzerinden kamuoyuna ulaşan görüşmenin içeriğinde de şaşırtıcı bir unsur bulunmuyor.

Kürt tarafı bu aşamada güven sağlanması için KCK soruşturmaları çerçevesinde yapılan tutuklama ve baskıların sona ermesini istiyor. İkinci talep de PKK’nın eylemsizlik kararı sürerken askeri operasyonların durdurulmasıyla ilgili.

Kürt tarafının, Ankara’nın görüşme sürecini, biri Oslo’da diğeri İmralı’da olmak üzere iki yönde açarken sürecin devamına ilişkin güven ortamının sağlanması beklentisini vurgulaması doğaldır.

Görüşmelerde belli bir aşamaya gelinmesine karşın PKK’nın eylemlerini tırmandırmasının açıklanabilir olmayışı, çelişki gibi görünmektedir.

Bir Kürt siyasetçi tırmanmayı, Başbakan Erdoğan’ın görüşmelerde ortaya çıkmış bir protokol metnini imzalamamasına karşı bir “zorlama” taktiği olarak açıklamıştır.

***


Görüşmelerin barış yolunda en önemli araç olduğunu, bu yoldan dönüş olmaması gerektiğini, silahların susmasını bekleyen halka açıkça anlatmak da siyasi iradelerin görevidir.

Silahların tekrar sahneye çıkmış olmasının görüşmelerde varılan noktadan geriye düşülmesini, tekrar en baştan başlanmasını gerektirmediğini gördükleri takdirde siyasi iradelerin işi kolaylaşacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR