Tek talep olabilir

On yıl sonra hapisten çıkan DEP'liler geziyor ve konuşmaya devam ediyorlar. Yaptıkları konuşmalar belki bir kesimde, küçük bir kesimde olumlu yankı buluyor olabilir

Haberin Devamı

On yıl sonra hapisten çıkan DEP'liler geziyor ve konuşmaya devam ediyorlar. Yaptıkları konuşmalar belki bir kesimde, küçük bir kesimde olumlu yankı buluyor olabilir. Ama Türkiye'nin büyük kesiminden kullandıkları üsluba olumlu tepki almaları mümkün değil.

Konuşma tarzlarına bakıldığında kendilerini bir savaştan başarıyla çıkmış gördükleri izlenimi doğmaktadır. Kullandıkları üslup, sık sık tekrarlanan bir kelimede iyice belirginleşiyor. Bu kelime "talep"tir. DEP'lilerden biri "talep"i Anayasa'da Kürt halkının "kurucu unsur" olarak belirtilmesine kadar götürmüştür.

* Ortada birkaç yanlış vardır. Eğer bir savaş olduysa, askeri olarak bu savaşın galibi silahlı isyancılar değildir. Bu savaşın galibi, isyanı bahane ederek Türkiye'de demokrasinin ilerlemesini istemeyenler de değildir.

Son yirmi yıla bakıldığında bütün olan bitenlerin bir tek galibi ortaya çıkmaktadır: Demokrasi.

* Türkiye, 12 Mart 1971'den, 12 Eylül 1980'den bu yana demokrasi yolunda bazılarının hayal bile edemediği gelişmeler yaşamıştır. Bu gelişmeleri sağlayanlar da Türkiye ve etnik kökeni ne olursa olsun Türkiye'de yaşayan bütün Türk vatandaşları için tek çıkış yolunun demokrasi olduğuna inanıp bu yolda gerçek bir "demokratik sabır" gösterenlerdir.

Aklın yolu...
DEP'lilerin, Kürt kökenli Türk vatandaşlarını "temsil" etmek gibi bir durumları yoktur. Olsa olsa kendi fikirlerini söyleyebilirler. Ancak bu birkaç haftada geliştirdikleri tavır, sanki Türkiye Cumhuriyeti ile silahlı isyancılar arasında bir arabuluculuk görevi üstlenmiş oldukları şeklindedir.

* Hâlâ silahlı örgütlere "gerçek" bir silah bırakma çağrısı yapılmamıştır. Buna karşılık ortada tekrar tekrar "ateşkesin uzatılması" lafları dolaşıp durmaktadır. "Ateşkes" sözcüğü bile, bu sözcüğü kullananlar açısından aşırı kuşku uyandıran bir sözcüktür.

Türk halkı ki buna Kürt kökenli vatandaşlar da dahildir, "ateşkes" istiyor değil, "savaş" istemiyor. Ateşkes, savaşın "şimdilik ve pazarlık için durması" anlamına gelir.

* Eğer DEP'liler bütün Türk halkının geleceğine olumlu katkıda bulunmak istiyorlarsa, "ateşkes" ve "talep" sözcüklerini ağızlarına almamak zorundadırlar.

* Tek bir talep vardır ve bütün Türk halkı aynı talep üzerinde birleşmiştir: Demokrasi ve insan hakları. Bunun dışında "talep"ler öne sürmek DEP'liler dahil kimsenin haddi değildir. Kendilerine Kürtlerin sözcüsü sıfatını yakıştıranların ırkçılığı ve radikal milliyetçiliği besleyecek tavırlardan, şiddet kışkırtıcılığından kaçınmaları bütün Türk halkının onların önüne koyduğu tek "talep"tir. Onlar da tek "talep" olarak demokrasiyi benimsemek ve sadece bu yolda caba göstermek zorundadırlar.

DİĞER YENİ YAZILAR