Tek parti hükümeti mi?

Türkiye, koalisyonlardan çok çekti. Koalisyonların kendi içlerindeki itiş kakışlardan çekti. Herkesin birbirinin elini tutmasından çekti. Bunların yarattığı krizlerden çekti

Haberin Devamı

Türkiye, koalisyonlardan çok çekti. Koalisyonların kendi içlerindeki itiş kakışlardan çekti. Herkesin birbirinin elini tutmasından çekti. Bunların yarattığı krizlerden çekti.

2002 seçimlerine "favori" olarak giren AKP'ye giden oyların bir bölümü de tek parti hükümeti isteyenlerin oylarıydı. Düşünce, "kim olursa olsun ama tek parti hükümeti olsun" diye özetlendi.

* Tek parti hükümeti isteyenlerin tek bir derdi vardı: Hükümetin "iş yaparken" rahat olabilmesi. Yani "iş" yapması.

Önceki dönemlerden kimi örnekler bu beklentiyi besledi. En yakın örnek de Turgut Özal'ın tek parti hükümeti dönemidir.

* Özal, Türk ekonomisi için en önemli yapısal reformları bu dönemde yapabildi. Üstelik bugünkü gibi muhalefetsiz değildi, en başta Demirel, siyasi yasaklı olmasına rağmen Özal'ı sallayıp duruyordu.

Ama sonuçta bir tek parti hükümeti iktidardı. Ve Özal'ın kafasında "ekonomide reform" anlamına bir şeyler vardı. Bugün de tek parti hükümeti iktidarda. Ama ekonomide "yapısal reform" olarak nitelenebilecek herhangi bir girişim görülmüyor.

"Sıcak para" her şey mi?
Ankara'da sürekli tekrarlanan "ekonomi iyiye gidiyor, göstergeler çok olumlu" böbürlenmesinin temeli nedir. Bir "yatırım hamlesi" yok ve ona bağlı bir "işsizlikle mücadele hamlesi" yok. Bunların altyapısını sağlayacak daha kökten hamleler, örneğin bir "eğitim hamlesi" yok.

* Daha önceki kötü yönetimler dönemlerinde atılmış birçok adımı tamamlama şansının bu hükümete denk gelmiş olması da herhangi bir "yapısal reform" gerçekleştirdikleri anlamına gelmiyor.

* Devlet sürekli borçlanarak borç faizi ödeme, başta sosyal güvenlik olmak üzere "kara delikleri" kapatma çerçevesinin dışına çıkamadığı sürece ekonomide gerçek bir "iyiye gidiş"ten söz etmek zordur.

"Göstergeler"in iyi görünmesinin nedenlerinden biri "sıcak para" girişidir. Geçen yıl 7-8 milyar dolar sıcak para geldi, bu yıl bu miktarın 15 milyar dolara kadar yükselmesi bekleniyor. Ama bu "sıcak para" yatırım için gelen sermaye değil. Kısa dönemde kâr edip gidecek ve sonra belki tekrar gelecek para. Bunun dışında da önemli bir yabancı sermaye girişi yok.

Seçmen gerçeği görür
"Tek parti hükümeti" bu kısır döngüden çıkabilmek için isteniyordu. Ekonomide yapısal reformları ancak bir tek parti hükümetinin yapabileceği, reform yapılırken kimilerinin ayağına basmak gerektiğinde buna cesaret edebileceği düşünülüyor ve umut ediliyordu.

Tek parti hükümeti bunu başaramadığında, halkın durumunda gerçekten bir gelişme sağlanamayıp buna ilişkin umutlar da sönmeye yüz tuttuğunda, koalisyon günlerine dönülmesi kaçınılmazdır.

* Bugün AKP'yi korkutan ciddi bir siyasi alternatif olmaması önemli değil. Oylar ilk seçimde beş partiye bölünür ve eski günlere dönülür.

AKP hükümeti öncesinde başlamış olan iki "program"ın, IMF programı ve Avrupa Birliği programlarının yürütülmesinin üzerine hükümetin artı bir şey ekleyip eklemediğini seçmen çok iyi görür ve değerlendirir.

Ekonomide ciddi bir "vizyon" koyamayan, eldeki programların çerçevesinden çıkamayan AKP hükümetinin "her şey çok iyi" edebiyatını en kısa zamanda bir kenara bırakması, gerçek bir ilerleme sağlanması için birinci koşuldur.

DİĞER YENİ YAZILAR