Tek kutuplu dünya korkusu

Avrupa, (İngiltere hariç) yine korkuyor. Bu kez korku nedeni ne "komünizm hayaleti "ne Mitler dehşeti. Korkunun adı "Beyaz Saray", yirmi birinci yüzyılın Beyaz Saray'ın tartışılmaz hegemonyası altında geçmesi

Haberin Devamı

Avrupa, (İngiltere hariç) yine korkuyor. Bu kez korku nedeni ne "komünizm hayaleti "ne Mitler dehşeti. Korkunun adı "Beyaz Saray", yirmi birinci yüzyılın Beyaz Saray'ın tartışılmaz hegemonyası altında geçmesi. Avrupa (İngiltere hariç), Bush yönetiminin Irak rejimine ve Saddam'ın yarattığı tehlikelere ilişkin "gürültü"süne inanmıyor. İnanılan şudur: ABD imparatorluk gücüne güvenerek büyük bir jeopolitik ve ekonomik kumar oynamaktadır ve Irak bu oyunda sadece bir piyondur. Terör korkusu da Amerika Birleşik Devletleri yönetiminin giriştiği bu büyük kampanyayı açıklayamaz. Çünkü ülkelerin üzerine, sivillerin üzerine bomba yağdırarak terör sorununun halledilemediğini bugüne kadar yaşananlar göstermiştir.

Chirac'ın öfkesi ve Türkiye
Fransa ve Almanya'nın başını çektiği Avrupa, George W. Bush yönetiminin "tek kutuplu, tek merkezli dünya" ihtirasına set çekmenin Avrupa Birliği yoluyla olabileceğini düşünmektedir. Fransa Başkanı Jacques Chirac, Avrupa'da çatlak yaratan ve "Avrupa'nın yarısı ABD'nin yanında" görüntüsü veren ülkelere bu yüzden çok öfkelidir. mBu öfkeyle iş, henüz AB üyelik süreci devam eden ülkeleri üyeliğe almamakla tehdit etmeye kadar varmıştır. Ve "öfke"nin ucu böylece yine gelip Türkiye'ye dayanmıştır. AB üyeliğine çok yaklaşmış olan ülkelerin böyle tehdit edilmesi, ABD'nin yanında aktif olarak yer alan bir Türkiye'nin üyelik yolunun tıkanacağı anlamına gelmektedir.

Chirac'ın öfkesi ve Avrupa
Fransa Başkanı'nın verdiği mesaj, "siyasi olarak" ABD ile Avrupa arasındaki çizginin çok net çizileceği yönündedir. Fransa ve Almanya'da İngiltere'den "ABD'nin 51'inci eyaleti" olarak söz edilmektedir.m Türkiye, Chirac'ın kızdığı diğer ülkeler gibi "Amerika'nın yanında çok çabuk yer almış" değildir. Ankara'nın izlediği savaş karşıtı politika belki Avrupa nezdinde olumlu yankılar bulmuştur. Ancak artık, savaş sonrası çizgiler çok daha fazla önem kazanmıştır. Bush yönetimi, dünyaya yeni bir düzen vermek hedefiyle yola çıkmıştır ve bu büyük oyunda Beyaz Saray da "benden olmayan düşmanımdır" mantığıyla ilerlemektedir. Eğer Avrupa Birliği, Chirac'ın istediği gibi bir aile bütünlüğü sağlayamazsa "tek kutuplu dünya" korkusu çok kolay gerçek olacaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR