Tehlikeli ilkellik

Haberin Devamı

Sokak faşizmi ya da sıradan faşizm denilen ve aslında hastalık olan bir insan hali vardır.

Bu hastalığı taşıyanlar, ilkel güdülerine hâkim olamayanlar, şiddetin insana üstünlük sağladığına inananlar, genellikle de yere düşmüş olana arkadan korkarak yaklaşıp bir tekme daha atanlardır.

Düşünüp taşınıp da faşist olmuş değildirler.

Sıradan faşistler, mutsuzluklarının, maddi manevi fukaralıklarının, sınıf atlamayı isteyip de atlayamamış, iyi bir eğitim görememiş olmalarının acısını çıkartacak birilerini arar, kendilerine “zenciler” yaratırlar ki rakip gördükleri dünyaya olan hınçlarını “zencilerinin” üzerinden çıkarsınlar.

Sıradan faşizmin çok sık görülen bir belirtisi, okumuş yazmışlara, okumuş yazmışların dünyaya bakış açısına karşı düşmanlıktır.

Gizliden bir intikam duygusuyla da beslenen bu düşmanlık, genellikle okumuş yazmışları aşağılama şeklinde kendisini gösterir. Sıradan faşist, kendisini onlarla kıyaslar. Eğitimi, bilgisi, görgüsü ne olursa olsun, onlar kadar bilgili olduğuna kendisini inandırır ve neredeyse okuyan, yazan herkesten adeta nefret eder.

Sıradan faşist için nefret, kendisini korumanın bir yoludur. Nedenini bilmese ve açıklayamasa da, farklı olandan hoşlanmaz.

***


Sokak faşisti, şiddetin her türlü sorunu çözeceğine inanır. Şiddete uğrayan kimse onun gözünde zayıftır, şiddete uğramayı hak etmiştir. Şiddete karşı çıkanlar, şiddetsiz bir dünya isteyenler onun gözünde hayalperestlerdir, çünkü onun dünyasında şiddet hep varolacaktır.

Barışçı bir dünya ona göre okumuş ve “gerçek” dünyayı bilmeyen hayalci entellerin safsatasıdır. O öyle bir dünya tanımamıştır, hayatın onun bildiği temel ilkesi “göze göz dişe diş”tir.

***


Bu sokak faşistlerinden bizde çok var. Ama dünyanın her tarafında da var.

Hava ne zaman bulanacak olsa, nefret dolu bakışlarını, kararmış yüzlerini gösterirler.

Sokak faşizmi, tıpkı faşizmin aslı gibi, dünyanın her yerinde ayıplanır. Sokak faşistleri çocuklara ilkel güdülerinin üzerine çıkamayan, uygarlık adına hiçbir şeyden nasibini almamış, hiçbir şeyi sevmeyen, geri kalmış insan örneği olarak gösterilir.

Çocuklara, gelişmiş insan olmak için sadece ayaklarının üzerinde doğrulmuş olmanın, yemeği çatal bıçakla yemenin, hatta güzel yemek sevmenin yetmediği de öğretilir.

Gelişmiş toplumlarda sıradan faşistler ortaya çıkmaktan korkarlar. Çünkü ilkelliklerini gösterdikleri anda ayıplanırlar, toplum onları cezalandırır.

Ya bizde ne olur?

Gerine gerine sokaklarda dolaşmaya devam ederler.

DİĞER YENİ YAZILAR