Yüz binlerce kişinin laik cumhuriyete bağlılığını göstermek için Ankara’da bir araya gelmesinin en önde gelen anlamı, laik cumhuriyetin büyük bir tehlike altında olmadığıdır.
Bu mitinge katılan yüz binlerce kişi, katılmayan ama gözü kulağı Ankara’da olan milyonlarca kişi aynı duyguyu ifade etmiştir.
Son olarak Cumhurbaşkanı Sezer de “büyük tehlike”den söz etti. Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan 84 yıl sonra büyük bir tehlike altında değildir. Bunun en büyük kanıtı da dünkü Ankara mitingi olmuştur.
Cumhuriyetin ve demokrasinin ilkelerine “sözde değil özde” bağlı olan Türk vatandaşları bu ülkenin büyük çoğunluğudur. 84 yıl içinde birçok tehlike atlatan Cumhuriyet bu büyük çoğunluk sayesinde vardır.
Ankara mitingi aynı zamanda demokrasinin de “sözde değil özde” varolmasının, Cumhuriyetin en büyük güvencelerinden biri olduğunu göstermiştir. Yüz binlerce kişi en temel demokratik haklarını kullanarak görüşlerini yüksek sesle söylemiştir. “Sözde” demokrasilerde bu imkân yoktur, “birileri” o insanlar yerine düşünür, karar alır ve uygular.
Ankara mitingi bu yönleriyle “özde demokrasi”nin, “özde cumhuriyetçiliğin” gücünü göstermiştir.
Bu mitingin bir başka yanı daha var. O da özel bir siyasi hedef: Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olmasına karşı çıkmak, Köşk’e çıkmasını engellemek. Mitinge katılanlar Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olmasını istemiyor. Bu da onların “özde” demokratik haklarıdır. Ama Erdoğan’ın demokratik hakkı da cumhurbaşkanı adayı olmaktır. Sadece Erdoğan’ın değil, Anayasa’da açıkça belirtilmiş ilke ve kurallara uygun her Türk vatandaşı da bu hakka sahiptir.
Cumhurbaşkanı seçimi ülkemiz için çok önemli bir demokrasi sınavı olma niteliği kazandı. Bu sınavdan başarıyla geçmemiz için de herkesin demokrasi kuralları içinde, “sözde değil özde” demokrasi kuralları içinde oynaması gerekiyor.
Cumhurbaşkanı seçim süreci, ülkemizde bütün yönleriyle “sözde değil özde demokrasi” olup olmadığını gösterecektir.
Ankara mitingini demokrasi dışı yöntemlerle siyasi sonuçlara varmak isteyenlerin bir “kitle desteği” olarak görmeleri hem kendilerini yanıltır hem de ülkeye onarılması güç zararlar verir.
Not: Miting saymak
Her mitingde “kaç kişinin katıldığı” meselesi hep tartışmalıdır. Batılı yayın organları bunun için bir yöntem bulmuşlardır. Haberi verirken şöyle derler: “Miting düzenleyicilerine göre....... kişi, polise göre.... kişi, muhabirlerimize göre..... kişi.” Gerçi bu formül de düzenleyicileri ve en heyecanlı katılımcıları pek memnun etmez, ama belli bir fikir verir.
Dünkü Ankara mitingi için yapılan hesaplar 200 bin ile 1.5 milyon arasında değişiyor. Aslında 200 bin de bir miting için çok büyük bir sayıdır. Ancak daha “nesnel” izleyicilere göre dünkü miting için 500 bin sayısını vermek gerçekçi olabilir.

