Silahlı Kuvvetler üst komuta kademesi ile “sivil” iktidar arasındaki gerilim görüntüde bir tanım ve bir teşhis farkından ileri geliyor.
Tanım, görev tanımıdır. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kendisi için yaptığı görev tanımı ile şu andaki AKP hükümetinin tanımı uyuşmuyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kendi görev tanımında sorumluluk alanı, vatanın korunmasının ötesinde cumhuriyetin ve laik düzenin korunmasını içermektedir. Genelkurmay Başkanı dün “Cumhuriyetin güçlü muhafızlarını yetiştirmek”ten söz etmiştir.
AKP hükümetinin dolaylı olarak yaptığı tanımlar daha çok şu anda Avrupa ve Batı ülkelerinde geçerli olan tanım doğrultusundadır ve bu tanımda esas olan, sivil siyasi otoriteye bağlılıktır.
Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları, Cumhurbaşkanı’nın da katıldığı bir teşhiste bulunuyor. Bu teşhis “irticanın laik düzen açısından bir tehdit oluşturmaya başladığı” şeklindedir.
AKP hükümeti ve Başbakan ise bu teşhisin tam tersine bir kanaat taşımakta, ülkede laiklik açısından bir tehdit bulunmadığını düşünmekte ve ifade etmektedir.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Büyükanıt’ın dünkü konuşmasının ana ekseni bu iki fark üzerine kurulmuştur.
Laikliğin tehdit altında olduğunu söylemek, aslında doğrudan AKP hükümetine gönderme yapmak anlamına geliyor.
AKP, siyasal İslam kökenli bir siyasi partidir. İktidar süreci içinde birçok temel politikada merkezci bir çizgi izlemesine rağmen kendi tabanından gelen baskılar karşısında da zaman zaman eğilip büküldüğü bir gerçektir. Bürokraside neredeyse bütün önemli konumlara getirilen kişilerin eşlerinin başlarının kapalı olması bile yeterli bir kuşku konusudur ve tesadüf olamaz.
Orgeneral Büyükanıt, yine adını vermeden Meclis Başkanı Arınç’a ağır bir cevap vermiştir. Burada konu “laikliğin tanımı”dır. Meclis Başkanı Arınç birkaç kez laiklik tanımının yetersiz olduğunu ve yeniden yapılması gerektiğini söylemiştir. Bu çıkışlar kolay yenir yutulur türden değildir. Ve beklendiği gibi Silahlı Kuvvetler üst komuta heyeti tarafından önemle kaydedilmiştir.
Genelkurmay Başkanı’nın dünkü konuşması üzerine çok yorum yapılacak, belki konuşmayı eleştirenler de olacaktır. Ancak halihazırdaki manzara, Silahlı Kuvvetler ile AKP hükümeti arasında bir gerilimin var olduğudur.
Şunu tahmin etmek güç değildir, bu gerilim Cumhurbaşkanı seçimine kadar sürecektir. Seçimden sonra ne olacağı da tamamen o makama gelecek kişiye bağlıdır.

