Teğet buysa

Haberin Devamı

İşsizlikle ilgili son verilerin, üstelik resmi verilerin tercümesi şu: Çalışmak durumunda olan her dört gençten biri işsiz! Kriz döneminde son 3 ayda işini kaybedenlerin sayısı tam 524 bin.

Bu, kasımdaki sayı, henüz aralık ve ocak sayıları belli değil. Ama bu aylarda da işsiz sayısının katlanmaya devam edeceği anlaşılıyor.

Başbakan Erdoğan, ABD’de başlayan ekonomik kriz konusunda, tecrübe ve bilgi eksikliği vahim durumda olduğu için ne olup bittiğini anlamadığının bütün işaretlerini vermişti.

Bunun sonucu, çok daha önce alınabilecek olan tedbirlerin gecikmesi oldu. İş hayatını temsil eden örgütler aylardır tam anlamıyla “ağlamakta”dır.

Kendi elimizle, yine büyük beceriksizlikle yarattığımız 1994 ve 2001 krizlerinde işsizlik bu düzeye ulaşmamıştı. Üstelik bugünkü krizle ilgili en iyimser yorumcular bile 2009’da bir iyileşme öngörmüyor.

***

Başka toplumlarda böyle ağır bir ekonomik krizin faturasını siyasi iktidar öder.

Siyasi iktidarın halkın karşısında bir mazereti olamaz, görevi insanların işlerini kaybetmesini, ekmeklerinin küçülmesini engellemektir. Bunu yapamayan iktidar gider, başkası gelir.

“Başkası” kelimesi şu anda sadece CHP’yi ifade ediyor, ama bu parti de krizin başından beri hiçbir somut öneri geliştirmemiş, ekonomik konularda, IMF demagojileri dışında AKP’yi zorlayan bir siyaset gütmemiştir.

AKP’nin büyük şansı bir kez daha ortaya çıktı: Ekonomik krizi yönetemeyen AKP hükümeti bunun faturasını ödemeyecek, çünkü karşısında faturayı ödetecek tutarlı bir siyasi güç yok.

Ve Başbakan’ın seçim taktiği de her durumda dikkatleri ekonomiden, işsizlikten ve yolsuzluklardan çevirmek üzerine kurulu. Davos gösterisiyle kazandığı zamanı bu kez yeni “medya” kavgaları çıkararak uzatmak peşinde.

Bu tür kavgalarla ve temel meseleler unutularak sandığa gidilmesi durumunda avantajlı olacağı da bellidir.

***

Seçime şunun şırasında 40 gün kaldı, yolsuzluklar ve haksız nemalanmalarla ilgili gazete haberleri üzerinden yapılacak kavgalarla bu süreyi de geçirmek mümkündür.

Erdoğan ve AKP, Baykal ve CHP sayesinde elde ettiği şanslarla, böyle bir krizin altında, dünyada başka hiçbir hükümetin göremeyeceği bir rahatlıkla seçime gidiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR