TCK için son hafta

Konu tümüyle bir inatlaşmaya dönüştü. Ankara'da oluşan "blok" haber alma özgürlüğünün anlamını görmemekte inat ediyor

Haberin Devamı

Konu tümüyle bir inatlaşmaya dönüştü. Ankara'da oluşan "blok" haber alma özgürlüğünün anlamını görmemekte inat ediyor.

Vatandaşların haber alma özgürlüğünü, bilgi edinme hakkını gözetmekle yükümlü olanlar için mesele "medyayı zapturapt altınına alma"ya dönüştü. Gözler başka bir şey görmüyor.

Yeni Türk Ceza Kanunu'nun yürürlüğe girmesi bu düzeltmelerin yapılabilmesi için 1 Haziran'a ertelenmişti. Ancak iktidar partisinin beklenen düzeltmeleri yapmaya niyeti olmadığı da ortaya çıktı.

* Alaturka alışkanlıklarımızdan biri, "bir uygulayalım, görelim ne olacak sonra düşünürüz" kolaycılığıdır. Böylece herhangi bir adım atılırken etraflıca düşünmenin, o adımın muhtemel sonuçlarının değişik boyutlarını ve farklı olasılıkları gözden geçirmenin "zorluğu" ortadan kalkar, önceden görülebilecek sakıncaları görmemek bu mantık düzeyinde bir "suç" değildir. Çünkü sistem bu mantık üzerine çalıştığı zaman kimsenin kimseye "neden bunu düşünmediniz" diyecek durumu da olmaz. Herkes, her birim "önce yapar sonra bakar".

Olan yine halka olacak
Yeni TCK iki hafta sonra yürürlüğe girecek. Yani uygulanmaya başlayacak. Yargı mekanizması doğal olarak yasadaki bu maddelere göre işlem yapacak.

Sonra bir gazeteciye ilk hapis cezası verilecek. Türkiye'de herkes bağırmaya başlayacak, Avrupa Birliği "ne oluyor" diye soracak, cezayı alan Avrupa İnsan Haklan Mahkemesi'ne gidecek vs.

* Bundan sonra da "yetkili zevat" ağız değiştirmeye başlayacak. Bir komisyon kurulacak, o komisyon çalışacak sonra başka bir komisyon kurulacak, sonra Başbakan'ın karan beklenecek...

* Bütün bunların sonucu yine zaman kaybıdır. Yine Türkiye'deki demokratik sistem hakkında yeni kuşkuların doğmasıdır. Hükümetin demokrasi ve insan hakları konusundaki tutumunun tekrar incelemeye alınmasıdır.

* Suyu baştan temiz tutmak yerine "önce kirlensin sonra temizleriz" mantığı, topluma sadece zaman kaybettiren, anlamsız yıpranmalara ve sorunlara yol açan bir mantıktır. Bu mantıkla durumu idare etmeye çalışanlar, fazla tartışmadan da hiç hoşlanmazlar. Tartışmanın demokratik düzenin temel güvencelerinden biri olduğunu bilmezler.

Yeni TCK bu şekilde yürürlüğe girecek ve bazı tatsızlıkların yaşanması kaçınılmaz olacak. Tartışmaktan, farklı görüşleri, farklı bakış açılarını anlamaya çalışmaktan çekinenler böylece yine Türk halkına zarar vermiş olacaklar. Bundan önce yaptıkları bu oldu, bundan sonra yapacakları bu olacak.

DİĞER YENİ YAZILAR