Kural açıktır, yargıya müdahale etmek suçtur. Ama bu kural bizde işlemez, isteyen istediği gibi yargıya müdahale eder; kimi avukatlığa, kimi savcılığa soyunur.
Başbakan Erdoğan da Deniz Feneri soruşturmasında mal varlığına tedbir konulmuş ve hukuken şüpheli durumunda olan RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın avukatlığını açık olarak üstlendi. Böylece ilgili bakanın, Bülent Arınç’ın nazikçe istifasını istediği Akman’ın yerinde durmasının tahmin edilen nedeni de ortaya çıkmış oldu.
Konu henüz soruşturma aşamasındadır ama Başbakan, Akman hakkında “kendisini temiz bir arkadaşımız olarak bildik, biliyoruz” demiştir.
Bu sözü söylemesinin, Şemdinli’de kitabevi bombalama sanığı astsubaylar hakkında dönemin Genelkurmay Başkanı’nın “tanırım, iyi çocuklardır” demesinden bir farkı yoktur.
O sırada Genelkurmay Başkanı’nın bu sözlerinin yargıya ve soruşturmaya müdahale olduğunu söyleyenlerin bazıları Başbakan’ın sözlerine tepki göstermeyecektir. Göstermeyecektir çünkü ülkemizde hukuk ve demokrasi, insanların durduğu yere göre değişen muğlak kavramlara dönüştürüldü.
Bu kavramlar öylesine çiğnendi ki, bazıları “canım iki olay aynı mı, birisinde bomba var diğeri Almanya’da ortaya çıkmış belirsiz bir kuşku” diyerek kendi “taraf”ını koruyup kollama görevini yapacak.
Genelkurmay Başkanı’nın “iyi çocuklardır” demesi ile Başbakan’ın “temiz biliyoruz” demesi arasında hiçbir fark yoktur.
Hukuk ve demokrasi kavramlarının iğdiş edilmediği ülkelerde vatandaşlar her ikisine de tepki gösterir, kendi bulunduğu yere göre birini kınayıp diğerini görmezden gelmez.
Tayip Bey, avukatlığını yaptığı Zahid Bey’i “temiz” biliyor olabilir, bunu evinde hatta telefonda bir arkadaşına söyleyebilir ama yargıyı etkileyecek şekilde kamuoyuna söyleyemez.
O Genelkurmay Başkanı’nın “iyi çocukları” mahkûm oldu.
“Temiz arkadaşı” mahkûm olursa, hatta tartışma konusu olan mal varlığının hesabını veremezse Tayyip Bey “ak”lığa fazla meraklı bir siyasetçi olarak yine kamuoyunun önüne çıkmak ve “yanılmışım, özür dilerim” demek zorundadır. Ama böyle olmayacaktır, çünkü belli ki Tayip Bey Zahid Bey’i sonuna kadar korumaya devam edecektir.
“Temiz toplum” ya da “herkes için hukuk” gibi konularda bazı olaylar “sembolik” anlam taşır. Tayyip Bey de Deniz Feneri ve Zahid Bey olayını kendi eliyle AKP’nin “ak”lığının “sembol olayı” haline getirdi. Bunun ağırlığını da taşıyacaktır.

