Haberin Devamı
İzmir’deki taşlar İstanbul’da kuru sıkı silahlara, döner bıçaklarına dönüştü, Muş’ta mermi oldu. O olayın o kadarla kalması için ne yapılması gerektiğini bilenler gerekeni yapmadılar, yapmak istemediler.
Türkiye’de kuvvetli bir “savaş lobisi” var. Bu “lobi”nin içinde farklı etnik kökenlerden, farklı kesimlerden olanlar, farklı cehalet ya da bilgi düzeyinde bulunanlar var.
Bir yerde silahlar patladığı zaman “biz demiştik” diyebilmek için bekliyorlar. Ve bir süredir de bol bol “biz demiştik” deme fırsatı buluyorlar.
DTP’nin kapatılmasının sokak gösterilerindeki şiddetin dozunu artıracağını tahmin etmek güç değildi. Nitekim öyle oldu. Sokağa çıkmak, kırıp dökmek için fırsat bekleyen gençler, çocuklar kendilerinden bekleneni yaptı.
Sokaklarda gelişen olayları durdurmak için destek istenebilecek siyasi parti de kapatıldığına göre, partinin kapatılmasına sevinenler olayları durdurmak için bir şeyler yapmak zorunda.
İzmir’de taş atılmasını kınayamayanlar, bunun yanlış olduğunu söyleyemeyenler Muş’ta sıkılan mermilerin ardından karşılıklı çatışmaların gelebileceğini de görmüyor olamazlar. Bunu göre göre ülkeyi kan ve ateş çemberine atmak, en hafif deyimiyle vatana ihanettir.
Bizimki gibi silahı bol bir ülkede, bir kez silahlar patlamaya başlarsa nerede duracağını kestirmek de mümkün değildir.
12 Eylül 1980 öncesinde “senaryo” Sünni-Alevi çatışmaları üzerine kuruluydu. Bu senaryoya uygun olarak Maraş, Malatya, Sivas’ta çatışmalar yaşandı. Maraş’taki gerçek bir katliamdı. (O katliamın sanıklarından birinin Alevi çalıştayına çağırılmış olması konusu üzerinde de durulmalı, çağıranların niyeti sorulmalıdır.)
Bu kez senaryo Türk-Kürt çatışmaları üzerine kuruldu ve adım adım ilerliyor. Çatışmaların boyutları büyüdükçe ortaya “olağanüstü hal”, hatta “sıkıyönetim” önerileri de gelecektir. Bunun arkasının ne olduğunu herhalde bilmeyen yoktur.
12 Eylül’den önce de siyasiler bir araya gelemiyor, gözler önündeki gidişe karşı birlikte tavır alamıyor; tam tersine, her gün gerilimi artırıyorlardı.
Bugün de durum farklı değildir, ülkenin başbakanı ile ana muhalefet lideri tırmanışın ciddiyetine rağmen bir araya gelemiyor. Gerilimi düşürmek amacıyla bir araya gelmeleri için kaç çatışma, kaç ölüm gerekiyor?

