'Tarihi' bir yıldı

Haberin Devamı

Ülkemizin yaşamakta olduğumuz döneminin tarihi yazılırken, 2010 yılı çok sık belirtilecek. Geride kalan yılda üç önemli olay, sonuçlarıyla yakın ve uzak geleceğimiz üzerinde belirleyici olacak.

Birincisi ve hiç kuşku götürmeyeni, “Kürt açılımı” konusundaki gelişmelerde bütün gel-gitlere rağmen yakalanan iki “anlamlı” dönüm noktasıdır.

Cumhuriyetin başından beri ilk kez Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “özgürce” ve sadece “kınama” olmadan Kürt meselesi konuşuldu. Bu, “açılım”dan artık dönüş olmayacağının güvencesidir.

Kürt meselesinde ikinci dönüm noktası, ayrıntıların ötesinde, birkaç yıl önce telaffuz bile edilemeyecek “kavramlar”ın tartışılmasıdır. “Demokratik özerklik” gibi bir önerinin tartışmaya açılması da 2010’un en önemli gelişmelerinden biri olarak kayıtlara geçmiş oldu.

***


Giden yılın, yine birkaç yıl önce hayal bile edilemeyecek gelişmesi “Balyoz davası”dır. Davanın konusu, aralarında eski kuvvet komutanları da bulunan çok sayıda muvazzaf askerin darbe hazırlığı yapmış olmalarıdır.

Bu dava, Türkiye’de siyasete askeri müdahalelerin sona ermesinde kilit olaydır. Kuşkusuz dava görülmeye devam ettikçe farklı yansımaları olacaktır. Ama “esas” değişmeyecek: İlk kez bir darbe hazırlığının hesabı sivil yargı yargı tarafından görülmüş oluyor.

Belki kimilerine bu ikisi kadar önemli gelmeyebilir, ama CHP’deki “değişim” çabalarının da diğerleri kadar geleceği belirleyecek önemli bir olay olduğunu düşünebiliriz.

***


Güçsüz muhalefetin yerini, muhafazakâr-demokrat iktidarı dengeleyecek bir sosyal demokrat muhalefet partisinin alması Türkiye’de demokrasinin geleceği açısından çok önemlidir.

“İleri demokrasi” çok değişik unsurların da işlev sahibi oldukları bir “dengeler sistemi”dir. Aynı siyasi partinin dört seçimi arka arkaya açık ara kazanmış olması, beşinci seçimi de rakipsizce kazanacağına sekiz ay öncesinden kesin gözüyle bakılması o parti için de denge bozucu bir durumdur.

CHP’de başlayan yenilenme hareketi, bir seçim galibiyetine dönüşmese bile sistemin dengelenmesi açısından büyük önem kazanmıştır.

Bu üç gelişme de Türkiye’nin gerçekten “ileri demokrasi”ye yönelmesi bakımından “hayati” önem taşıyor.

Hiçbir toplumsal ve siyasal olay düz bir çizgi halinde ilerlemez, yaşanan ve bundan sonra yaşanacak olan gelişmelerinin sağlığını da her durumda olduğu gibi sağlıklı eleştiriler belirleyecektir.

Herkese sağlıklı ve mutlu bir yeni yıl diliyorum.

DİĞER YENİ YAZILAR