Tarihe geçecek lider

Avrupa Birliği Komisyonu’nun aldığı karar üzerine, Türkiye’yi Orta Doğu’da tutmak isteyen çevreler zil takıp oynamaya başlamış olmalı

Haberin Devamı

Avrupa Birliği Komisyonu’nun aldığı karar üzerine, Türkiye’yi Orta Doğu’da tutmak isteyen çevreler zil takıp oynamaya başlamış olmalı.

Karar, tam üyelik görüşme sürecini oluşturan 35 konu başlığından 8’inin müzakeresinin dondurulması. Gerekçesi de Türkiye’nin limanlarını Kıbrıs Rumlarına, taahhüt edilmiş olmasına rağmen açmaması.

Söz konusu karar tavsiye niteliğindedir ve asıl kararı Avrupa Birliği liderleri verecektir. Demek ki aslında Türkiye’ye bir haftalık süre tanınmış oldu.

Bir AB yetkilisi bunu “Türkiye bir son dakika golü atabilir” şeklinde ifade etti.

Önümüzdeki bir hafta çok yoğun diplomatik pazarlıklara sahne olacak. Bunu anlamlı kılacak olan da Türkiye’nin siyasi manevra yeteneğine sahip olması ve bunu kullanabilmesidir.

Elbette diplomatik beceri, ara yolların bulunması sanatıdır. Örneğin Ankara “Peki, Rumlara limanlarımızı açıyoruz; ama bu arada AB’nin de taahhütlerini yerine getirebilmesi amacıyla şu kadar ay için açıyoruz” diyebilir. Bunlar ince siyasi taktiklerdir ve tabii bu taktiklerin içinde boğulmamak da şarttır.

***

Kıbrıs eninde sonunda çözülecek ve barışçı şekilde çözülecek bir sorundur. Bu meseleyi bu kadar büyüten unsur, gerçek koşullar gözden kaçırılıp sorunun sürekli bir iç politika malzemesi olarak kullanılmasıdır.

Türkiye’de Kıbrıs konusunda abartılmış bir hissiyat dalgası dolaştıkça, Türkiye’yi Avrupa dışına atmak isteyen Avrupalılar da üzerine gidiyor ve bu yolla Türkiye’nin pes etmesini sağlamaya çalışıyor.

Önce bu durumun tam olarak teşhis edilmesi ve Kıbrıs’ın Türkiye’nin zayıf noktası olmaktan çıkarılması gerekmektedir. Bu da bir siyasi beceri konusudur.

***

Önümüzdeki bir hafta içinde Kıbrıs kozunu Avrupa’daki Türkiye sevmezlerin elinden alıp Türkiye’nin Batı’ya yürüyüşünü hızlandıracak ortamı yaratacak bir siyasi liderlik, tarihe geçecektir.

Mesele, hem Türkiye içinde hem Avrupa’da, Türklerin geleceğini karanlıkta tutmak isteyenlerin dayanaklarını bir çırpıda yok edebilecek cesaretin gösterilmesidir.

Bir siyasi, aldığı kararlar dolayısıyla seçim kaybedebilir ama ülkesini önemli bir eşikten geçiren kişi olarak tarihe geçer. İsteyen Churchill’i hatırlar, isteyen Gorbaçov’u hatırlar, isteyen Mustafa Kemal’in Batı ile “Misak-ı Milli” pazarlığını hatırlar.

Bunları hatırlayınca da ülkesini çok önemli bir badireden kurtarıp ayağa kaldırmış ve bunun için en cesur kararları almaktan çekinmemiş olan herkesi hatırlar.

DİĞER YENİ YAZILAR