Tarih bir kez yazılır

Olayların üzerinden zaman geçtikten, olaylar "tarih" kavramının içinde yol aldıktan sonra yorum yapmak kolaydır. Kolaydır "Abdülhamit'in hatası şuydu" demek. Kolaydır "Atatürk keşke şunu şöyle yapsaydı" demek.

Haberin Devamı

Olayların üzerinden zaman geçtikten, olaylar "tarih" kavramının içinde yol aldıktan sonra yorum yapmak kolaydır. Kolaydır "Abdülhamit'in hatası şuydu" demek. Kolaydır "Atatürk keşke şunu şöyle yapsaydı" demek.
Kolaydır "İttihatçılar Almanlara kafa tutsaydı İmparatorluk dağılmazdı" demek.
Her olay belli bir süreç içinde yer alır. Olaylar hakkında doğru yorum yapabilmek, tek başına bir olayın anlamını değil, birbirlerini etkileyen olaylar zincirini göz önüne almakla mümkündür.
Bunun için de önce "bilmek" gerekir.
Türkiye'nin tarihinde önemli bir sayfa bugün yazılacak. Hükümet büyük olasılıkla "asker gönderme ve asker çağırma" yetkisini Meclis'ten alacak. Böylece Türkiye'nin yeni "Ortadoğu savaşı"nda aktif rol oynaması kesinleşecek.

Kapı gibi durabilmek...
Türk hükümeti ABD yönetimine "hayır" diyebilir mi? Bu sorunun cevabı aylar hatta yıllar önce verilmiştir.
Gelmiş geçmiş hükümetler, anlı şanlı yönetimler, burunlarından ki aldırmayan "devlet adamları" Türkiye'nin en birinci ve acil meselelerini çözemedikleri, tam tersine bu meselelerin kördüğüm olmasını becerdikleri için Türk hükümetinin ABD hükümetine karşı koyma imkânı kalmamıştır.
Türkiye, tarihinin en büyük dış ve iç borcuna ulaşmıştır. Bu borçla ancak "iflas" ilan edilebilirdi, ama ABD yönetiminin desteğiyle Türk maliyesi ayakta durmaya devam etmektedir. Türkiye'yi tarihinin en ağır ekonomik krizine sokanlar evlerine gitmişlerdir, ama krizin etkileri halen devam etmektedir.
Türk ekonomisi krizdedir.
Türk hükümeti bu ekonomik koşullarda ABD hükümeti karşısında "kapı gibi durma" şansına sahip değildir.

"Zor kararlar"ın dayatmasında
Türk hükümetleri çeşitli nedenlerle Kürt meselesini mesele olmaktan çı-kartamamışlardır. Bu yüzden Kuzey Irak'ta son Körfez Savaşı'nın ardından adım adım bir Kürt devletine doğru gidilmesi Türkiye'nin güvenliği açısından "tehdit" oluşturmaktadır.
Yeni savaşta Kürt aşiretlerinin düzenli bir ordu gibi silahlandırılması ve ABD'nin savaşan müttefiki olarak yer almaları bu Kürt devletinin, adı ve şekli ne olursa olsun oluşumunu hızlandıracaktır.
Türkiye, Kürt meselesini kendi beyni ve yüreğinde, Kürtlerin beyinleri ve yüreklerinde çözemediği için Kuzey Irak'ı Kürt aşiretlerinin silahlı güçlerine bırakmak zor bir karardır.
Türk hükümeti bu nedenle de Amerikalılara "Sizin karışık oyununuzda yokuz" diyemez.
Kıbrıs'ta ya Türklerin haklarının korunduğu yeni bir düzen kurulacak ya da Türkler resmen kabul edilmemiş bir "üvey azınlık" statüsünde Rum yönetiminin insafına kalacaktır. Türk hükümetlerini yönetenler, 30 yıldır Kıbrıs'ın Türk tarafının "mağdur" ve "ikinci sınıf durumdan çıkmasını sağlayamadıkları gibi bu meselenin çözümü konusunda son haftaya girilmiştir. Birleşmiş Milletler ve Amerikalı arabulucular işi bıraktığı anda Kıbrıs Rum tarafı geri dönülmez şekilde Kıbrıs Cumhuriyeti olacaktır.
Ankara bu nedenle Washington'un dünyaya çekidüzen vermeye niyetli politikacı ve bürokratlarına "hayır" diyemez.

TBMM bugün hükümet tezkeresini kabul edecek ve Ortadoğu'nun yeni düzeni için ABD yönetiminin yanında yer alma süreci tamamlanmış olacaktır.
Bu noktaya yıllar boyunca birbirini izleyen olayların, beceriksizlik ve akılsızlıkların ve hatta ahlâksızlıkların sonucu olarak gelinmiştir. Bugün ise tarihin bundan sonraki bölümü yazılırken, yepyeni gelişmelerin ilk harfi yepyeni bir sayfanın üzerine konmuş olacaktır. Sayfanın altının nasıl dolacağı ise herkes için soru işaretidir.

DİĞER YENİ YAZILAR