Bazı savaşlar "kolay" savaşlardır. Bir tarafı açık seçik "haklı" bulabilmek, bir tarafı yine böyle "mağdur" ilan edip onun kazanmasını istemek insana rahatlık verir.
Bu açıdan en zor savaşlardan biri ABD-Irak savaşı olacak...
Bütün savaşlarda insanlar ölür. Bu savaşta da Amerikalı genç insanlar, Iraklı masum insanlar ölecek. Bunların tümü için üzülmek en insani tepkidir.
Ama iki taraftan birinin kazanmasını istemek bu savaşa karşı tavrını belirleyecek insanların karşısındaki en zor mesele.
Petrol!
İki taraftan biri ABD ve yakın müttefiki İngiltere'dir. ABD Başkanı Bush işi, Irak ve Saddam Hüseyin meselesini neredeyse kendi "kişisel" meselesiymiş gibi göstermeye kadar vardırmıştır.
Tabii bu savaşın arkasında Ortadoğu petrol yataklarının güvenliği bulunmaktadır.
Unutulmamalıdır ki, Afganistan'daki radikaller New York'un göbeğindeki ikiz kulelere saldırıldığı ana kadar dünyanın büyük bir çoğunluğu için "yarı folklorik" bir meseleydi.
Saddam Hüseyin de, silahlarıyla, inadıyla, Ortadoğu petrollerinin "güvenli bir geleceğe" sahip olmasının önündeki en büyük engeldir.
Irak...
Amerika'nın dev savaş makinesinin Irak halkının üzerine çullanması milyonlarca insanı rahatsız ediyor.
Bu tedirginlik de zaman zaman Saddam Hüseyin ile ilgili gerçekleri unutturuyor.
Irak Ortadoğu'nun en önemli petrol üreticilerinden biri, 23 milyon nüfusuyla ve büyük petrol geliriyle Türkiye'den daha zengin olması gereken bir ülke. Kişi başına geliri 2.500 Amerikan Doları (satınalma gücü paritesiyle).
Ve bu gelir en küçük bir şekilde Irak halkının refahına yansımıyor. Irak halkının durumu ortadadır:
Erkeklerin yüzde 45'i, kadınların yüzde 77'si okuma yazma bilmez...
Okul çağındaki çocukların yarısı okula gitmektedir...
Yeni doğmuş her bin çocuktan 92'si bir yaşına gelmeden ölmektedir. Bu oran Ortadoğu'nun en büyük imkânsızlıklar içinde varolmaya çalışan ve sürekli savaşan ülkesi Filistin'de bile 24'tür.
Her Iraklı'nın ulaşmayı umut ettiği en uzun ömür yaş 58 yaştır. Bu, Filistin'de bile 72 yaştır.
Her bin Iraklı'ya yarım doktor düşmektedir. Yani her 2000 Iraklı'nın sağlığıyla ilgilenebilecek sadece 1 doktor vardır.
Bu oran Türkiye'de bin kişiye 1,2 doktordur. Avrupa ülkelerinde ise 4.
Saddam!..
Büyük petrol gelirine rağmen halkını en fakir, en cahil, en sağlıksız ortamda yaşatan Saddam Hüseyin 1979'da Devlet Başkanı olmuştu, 1994'ten beri de hem Devlet Başkanı hem Başbakan'dır.
Diğer unvanlarını da sıralayalım: Mareşal, Başkomutan, Devrim Komuta Konseyi Başkanı, Baas Partisi Genel Sekreteri...
Irak'ın petrol gelirleri İran savaşına harcanmıştır, Kuveyt savaşına harcanmıştır, şimdi de Amerikan savaşına karşı hazırlanmak için harcanmaktadır.
Saddam Hüseyin Irak halkını 22 yıldır sadece savaştırmaktadır. 1988'de Halepçe'de kimyasal silahlar kullanılarak binlerce Kürt'ün katledildiğini de dünya unutmamıştır.
Bunları bilenlerin ve izleyenlerin bu savaşta kendilerini "masumlar" dışındaki bir tarafta hissedebilmeleri gerçekten çok güç.
Taraf olmak
Bazı savaşlar "kolay" savaşlardır. Bir tarafı açık seçik "haklı" bulabilmek, bir tarafı yine böyle "mağdur" ilan edip onun kazanmasını istemek insana rahatlık verir...
Haberin Devamı

