Otuz bir yıl önce Türk toplumu en büyük travmalarından birini, 1 Mayıs günü yaşadı. Taksim’de sendikaların ve çeşitli sol örgütlerin katıldığı gösteri, bayramdan katliama dönüştü.
On binlerce kişi güle oynaya yürürken birden silahlar patladı, insanlar kaçıştı; ardından başka silahlar patladı ve Taksim kana bulandı.
İlk ateş edenlerin kim olduğuna ilişkin iddialar var. Ama ilk silahı kim ateşlediyse, meydanda provokasyona çok kolay gelen bazı sol grupların bulunduğunu ve bunların da kargaşaya katkıda bulunacağını biliyordu.
Üst üste yığılmış cesetlerin fotoğrafları dünyanın her ülkesinde yayınlandı. Yirminci Yüzyıl’ın tanık olduğu en kanlı 1 Mayıs’lardan birinin Türkiye’de, Taksim alanında yaşandığını herkes öğrendi.
1 Mayıs geleneğine en kuvvetli şekilde sahip çıkan sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin kutlama için Taksim alanında ısrar etmelerinin nedeni o kanlı günün hafızalardan silinmemiş olması, buna karşılık topluma yaşattığı travmayı giderme niyetidir.
Travma henüz atlatılamadı ama o 1 Mayıs günü çocuk olanlar yaşını başını aldı, o gün doğmuş olanlar otuz yaşını geçti. Toplumun yarısından fazlası için 1977’nin 1 Mayıs’ı bir anlam ifade etmiyor, büyük çoğunluk için ise çok uzakta kalmış silik bir kanlı görüntüden ibaret.
Son yıllarda her 1 Mayıs öncesi yaşanan tartışma bu yıl da yaşandı, sendikalar kutlamayı Taksim’de yapmak istiyor, yetkililer ise yine bu alanı kutlamalara kapatıyor.
Daha önce de yasağa rağmen defalarca insanlar Taksim’e yürüdü; coplar çalıştı, kan döküldü.
Bu yıl da yetkililerin yineledikleri “silahlı provokasyon olacağına dair ihbar aldık” gerekçesi inandırıcı olmadı. Eğer yetkililerin 1 Mayıs gösterilerinde tekrar kanlı bir senaryo uygulanacağına ilişkin kanaati güçlüyse bu gösterilerin tümünün yasaklanması gerekir. Kışkırtma yapacak olanlar açısından Taksim ya da başka bir alan olmuş, fark etmez.
AKP Türk toplumunu genel olarak 1 Mayıs “travması”ndan kurtarma yolunda tam önemli bir adım atıyordu ki, yine işi tamamlayamadı. Dünyada yaklaşık 150 ülkede “emek bayramı”olarak kabul edilmiş olan 1 Mayıs resmi tatil günüdür. Bunun anlamı, toplumun emeğe saygısının gösterilmesidir.
AKP 1 Mayıs’ı emek bayramı ilan etti ama tatil ilan edemedi.
1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasıyla, kutlamanın olaysız, copsuz, kavgasız geçmesiyle ve sonra da artık her yıl böyle yaşanmasıyla, Türk toplumu ciddi travmalarından birini atlatmış olacaktır.
Taksim’in açılması, 1 Mayıs günün Türk toplumu için bir korku günü, kötü anıların canlandığı bir gün olmaktan çıkmasına ve korkuların giderilmesine ciddi yararlar sağlayacaktır.

