Tahammül ve hoşgörü

Haberin Devamı

AKP en rahat seçimine giriyor. 2002’deki belirsizlik yok, partinin lideri hapiste değil. 2007’deki demokrasi dışı müdahale, kısaca “askeri müdahale” ihtimali de yok. Kamuoyu araştırmaları AKP’nin açık ara önde olduğunu gösteriyor.
Buna rağmen Başbakan Erdoğan’ın bütün konuşmalarında çok sert bir üslup kullanmasının, herkese cevap vermeye çalışmasının nedenini anlamak kolay değil.

Aynı zamanda akademisyen olan bir köşe yazarı, katıldığı konferansta cumhuriyetin yol politikasının askeri bir bakış açısına yakınlaştığına ilişkin bir konuşma yapıyor. Bir başka köşe yazarı bu fikrin bugünkü duble yollar yapılmasıyla bağlantısı olduğunu düşünüyor ve sert bir karşı yazı yazıyor. Olabilir. İlk fikrin sahibi de diğerine cevap verebilir ya da fikrinin yanlış anlaşıldığını yazar, açıklar.

Başbakan bu tartışmayı miting meydanına en öfkeli şekilde taşıyınca ve “namert” kelimesini kullanınca iş değişiyor. O köşe yazarının böyle bir çağrışım üzerine fikir idmanı yapması AKP hükümeti döneminde yapılmış “duble yollar hamlesi”nin değerini düşürmez.

***

İngiliz The Economist dergisinin yaptığı Türkiye yorumunun sonucunda “CHP’ye oy verilsin ki demokratik bir denge olabilsin” fikrini yazmasının ardından İsrail lobilerine kadar uzanmanın da açıklanır bir tarafı yoktur. Çünkü aynı derginin 2007 yılında askeri müdahale ihtimallerine karşı AKP’nin güçlü bir şekilde iktidar olması gerektiğini yazdığı hatırlanırsa “peki bunu hangi lobi yazdırdı” sorusu ortaya çıkar ki o soruya da cevap vermek mümkün değildir.
Son günlerde bunların yanına bir de “iş adamı kisvesi altında siyaset mühendisliği yapanlar” lafı eklendi. Bu “kisvesi” kelimesi yakın geçmişteki çok kötü bir döneme aittir. O dönemde sosyalistler “(...) kisvesi altında komünistlik ve Rus casusluğu yapanlar” olarak nitelenirdi. Muhafazakârlar “din kisvesi altında şeriatçılık yapanlar” olarak görülürdü.

Her iş adamı, her işçi gibi tercihi doğrultusunda siyaset yapar, fikrini belirtir, isterse aktif siyaset de yapar, üstelik de siyaseti tercih ettiği parti için, benimsediği siyasi görüş için yapar.

***

Başbakan Erdoğan, geçen iki iktidar dönemindeki icraatları anlamayanlara, demokratik reformları görmezden gelenlere kırgın ve kızgın olabilir.

Geçen 9 yıla rağmen hâlâ “tedirginler” bulunmasına öfke de duyabilir. Ama bunların hepsi her zaman olacaktır ve demokrasi ruhunun temelinde, insanÓ duyguları aşmasını bilerek bütün bunlara tahammül ve hoşgörü gösterme bilinci vardır.

DİĞER YENİ YAZILAR