Haberin Devamı
Kürt açılımı konusunda aslında söylenmedik bir şey kalmadı. En uç fikirler de en klasik savunma refleksleri de, en ileri demokratik çağrılar da, en ağır korkular da dile getirildi. Her şey halka ulaştı.
Daha on yıl önce insanların hapse atılmasına neden olan sözlerden çok daha ağır bulunacak olan sözler sarf edildi, kimse hakkında dava açılmadı. Bu durum bile, Cumhuriyetin en önemli sorunun artık “çözülebilme” aşamasına gelindiğini gösteriyor.
Başbakan Erdoğan MHP ve CHP liderlerine konuyla ilgili cevaplar verirken tonunu düşürmesi de çok yerinde oldu. Her türlü öfkeli çıkış, meseleyi rayından uzağa düşürebilir, nitekim bugüne kadar hep böyle oldu.
Artık herkes için susma ve bekleme zamanı geldi.
Elbette ki bütün siyasi kuruluşlar, ilgili bütün sivil toplum örgütleri ve her vatandaş konuyla ilgilenmeyi sürdürmek, bugüne kadar söylenenleri değerlendirmeye devam etmek durumundadır.
Sona erdirilmesi gereken, “polemikler” ve “suçlama” tarzı konuşmalardır. Bu tarz konuşmalarla asla ileriye gidilemeyeceği biliniyor.
Polemik amaçlı demeçlerin ve suçlamaların; MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin “vatana ihanet”, “dağa çıkarız” gibi hiçbir şekilde açıklanamayacak bağırmalarının halk tarafından pek hoş karşılanmadığı da görülüyor.
CHP ve MHP de durumu tekrar değerlendirip Hükümetin görüşme taleplerine olumlu cevap vermeleri halinde halkın beklentisine uygun davranmış olacaklarını da umarız görmeye başlamışlardır.
Bu aşamada DTP sözcülerinin de önemli bir yükümlülüğü; yeni tartışmalar yaratacak ve duygusal tepkilere yol açacak çıkışlardan kaçınma yükümlülüğü bulunuyor.
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan yapacağı açıklanmış olan “yol haritası” da, kim ne derse desin önem kazanmıştır. Çünkü bu “yol haritası” içinde yer alabilecek bazı mantıklı önerilere yaklaşmanın bile, bir kesimin “PKK’nın istediğini yaptınız” tepkisiyle karşılanması ihtimali dolayısıyla Hükümeti ve çözüm için çalışan bütün çevreleri sıkıntıya sokabileceği biliniyor.
Eğer Abdullah Öcalan, İmralı’da halkın nabzını tutabiliyorsa, yapması gerekeni de anlamış olmalıdır.

