Sus, unutulur...

Haberin Devamı

Şaban Dişli olayında neyin ne olduğu belli. İş takipçiliği, nüfuz suiistimali gibi durumların hepsi var. Dişli belki yargıda durumu kurtarabilir, ama vicdanlarda bu yolun sembol isimlerinden biri olarak yer alacaktır.

Bu tür olaylarda, zanlının ya da sanığın ve onun destekçilerinin en çok güvendiği, toplumumuzdaki hafıza eksikliğidir. Yıllar yılı adları benzer olaylara karışmış onlarca belki yüzlerce siyasi kişi toplumdaki hafıza eksikliğine güvenerek siyasi hayatta var olmaya devam etmiştir.

Hafıza eksikliğinin bir yanında elbette “yazılı topluma” geçmekte yaşanan gecikmeler var. Diğer yanındaysa, çok sayıda benzer olay gündeme geldiği için, insanların olayları ve isimleri unutmalarının neredeyse kaçınılmaz olması bulunuyor.

Hafıza sorunu ve yazı eksikliği nedeniyle bazı olayları tekrar tekrar, üstelik neredeyse birbirinin tıpkısı olarak yaşıyoruz.

***

İşin bir de “bilgi eksikliği” tarafı var.

Türkiye’yi yönetmeye sıvanmış, kartviziti dolgun, varlığı yerinde kişilerin değil tarih, yakın siyasi tarihle bile ilgili kulaktan dolma üç beş bilgiden fazlasına sahip olmayışları genel düzey düşüklüğünün hem bir sonucu, hem de nedenlerinden biri.

Şaban Dişli olayıyla ilgili olarak Vatan, gazetecilik görevini yerine getirdi, olayın dört bir yanını araştırdı, okurlarına sundu. Sonra ne olacak? Vatan aynı şeyleri tekrar tekrar yazmayacak, çünkü hemen her şey yazılmış olacak. Belki konuyla nispeten geç ilgilenenler için birkaç hatırlatma daha yapılacak.

Sonra?

Yetkililer susacak, Şaban Dişli kamuoyunun gözünün önünden kaldırılıp gizlenecek ve unutturma süreci devam edecek.

Çünkü bu süreç içinde zaten buna benzer başka olaylar da çıkacak ve hepsinde de aynı süreçler yaşanacak.

Böyle bir kısır döngünün içinde yaşamak da insanları hem siyasetten biraz daha soğutacak hem de siyasetin kötü bir şey olduğu inancını besleyecek.

Sus, unutulur... Evet unutulur ve ülkeye zarar verdiklerini kendileri çok iyi bilen birileri “ben ne akıllıyım” diye gerine gerine ortalıkta dolaşmaya da devam ederler.

Bir özeleştiri

Basın dünyasında eleştiri ve özeleştiri yapmak pek sevilmez. Ama biz çok sayıda meslektaşımızı kızdırmak pahasına bir özeleştiri yapalım.

Önceki gün Futbol Federasyonu başkanlık seçimi yapıldı ve Mahmut Özgener yeni başkan oldu. Dün, 10 büyük gazetenin 8’inin bu habere ayrılan bölümlerinde Mahmut Özgener’in kim olduğuna yaşına başına, eğitimine, mesleğine, futbolla ilgisine ilişkin hiçbir bilgi yoktu. Sadece ikisinde İzmir’in ünlü belediye başkanlarından Asfalt Osman’ın torunu olduğu bilgisi vardı, ama onlar da Asfalt Osman’ı da sadece isim olarak geçiriyordu.

Bu sekiz gazete arasında ciddiyetiyle ve referans gazetesi olmakla övünenler de var.

Bir gazetedeki haberde (Zaman) Özgener’in gençliğinde voleybol oynadığını öğreniyoruz ve bir “Saint Joseph” bağlantısı geçiyor. Zaman’dan da başka bir bilgi edinmek mümkün değildi. Sadece bir gazetede (Hürriyet) Mahmut Özgener’le ilgili bilgiler yaşı, eğitimi, işi, futbolla ilişkisi yer alıyordu.

Bu bir özeleştiridir, meslektaşlarımız, özellikle de spor bölümlerinin yöneticileri kızmasın.

DİĞER YENİ YAZILAR