Suçlu aranıyor

Haberin Devamı

Ekonomiyle ilgili her değerlendirmede, genel krizin Türkiye’ye yansımasından söz edilirken sürekli olarak “siyasi istikrarsızlık” unsuru öne çıkartılıyor.

Tabii ki doğru, Türkiye’de yatırım yapmış olanlar, hatta sıcak para oyunlarıyla kolay kazanç elde edenler için “siyasi istikrar” önem taşıyor.

Siyasi istikrar olmadığında bürokrasi karar almakta zorlanır, işler yürümez, kimse risk almaz.

AKP sözcüleri de, kapatma davasıyla ilgili olarak benzer şeyler söylüyor ve bu davayla ortaya çıkacak olan yeni sıkıntıların ve iktidar boşluğunun yeni ekonomik sorunlara yol açacağını ileri sürüyorlar. Doğrudur. Ama AKP hükümeti meseleyi tartışırken çuvaldızı kendisine batırmak zorundadır.

***

Son siyasi krizin başlangıcı Cumhurbaşkanı seçimidir ve AKP üst yönetiminin bu seçime ilişkin “taktiği” uzlaşma imkânlarını kullanmamak, “çatışarak kazanmak” olmuştur.

Yeni bir çağdaş anayasa konusunda toplumdaki genel beklentiye de karşılık vermeyen ve anayasa meselesini de bir çatışma alanı haline dönüştüren, yine AKP olmuştur.

Bu gerilimlerin etkileri sürerken türbanla ilgili “zorlama” da yine AKP’den geldi.

“Bundan sonra ne olur” sorusuna cevap ararken AKP’nin yakın geçmişte yaptığı bu büyük siyasi yanlışları görmek gerekiyor.

AKP’nin de bunları açıkça görmesi gerekiyor, aksi halde yeni dönemde de aynı yanlışları yapabilir, siyasi krizi daha da derinleştirebilecek tavırlar alabilirler.

***

AKP’nin içinde de benzeri muhasebelerin yapıldığı biliniyor, ama asla kamuoyu önünde açık konuşulmuyor. Bunun nedenlerinden biri ve belki en önemlisi “Tayyip Bey’i kızdırmamak” kaygısı olabilir. Ama Türkiye’nin siyasi geleceği ile “Tayyip Bey’in kızması” arasındaki önem farkı çok büyüktür ve geleceğe ilişkin kaygısı olanlar, yeni bir siyasi “inşaata” katkıda bulunmak isteyenler “Tayyip Bey’i kızdırmaktan” çekinmemek zorundadır.

Cumhurbaşkanı seçimi sırasındaki Tayyip Erdoğan’la 22 Temmuz gecesinin Tayyip Erdoğan’ı arasındaki değişikliğin “psikolojik” nedenleri olduğunu savunanlar da çoktur.

Ankara kulislerinde Erdoğan’ın aslında Cumhurbaşkanı olmak istediği, ancak Gül’ü seçtirmek zorunda kaldığı için “pusulayı şaşırdığı” yoğun şekilde konuşuluyor.

Gerçeklerle ilişkisini kaybeden siyasi kişiler yollarının sonuna gelmiş olanlardır. AKP, kapatılma davasında karar ne olursa olsun yeni bir yola çıkacaktır. Bu yolda da yapılan o son yanlışlara asla yer yoktur. Aynı yanlışların tekrarlanmasının faturası çok daha ağır olur.

DİĞER YENİ YAZILAR