Sözlerini tutarlar mı?

Haberin Devamı

İlk delikanlılığı Deniz Baykal yaptı.

“Başarılı olmazsak Rodos’a kadar yüzerim” dedi.

Tabii Baykal bu tür söz oyunlarında en usta siyasilerden biri olduğu için vaadinin içine iki belirsizlik kondurdu. Biri “başarı” kavramı. Geçen seçimde yüzde 20’ye yakın oy almış olan Baykal’ın “başarı” ve “başarısızlık”tan ne anladığı belli değil. Yüzde 20’nin altına düşmeyi mi başarısızlık sayacak, tekrar yüzde 20 almayı başarı mı sayacak, bilemeyiz. Ayrıca Baykal Rodos’a kadar yüzeceğini söylüyor, ama yüzmeye nereden başlayacağını belirtmemiş durumda. Yani bir gemiye biner, Rodos’un yakınına gider, orada suya atlarsa sözünü yerine getirmiş olabilir.

***

DP lideri Mehmet Ağar da Baykal’ın yüzeceğini öğrenince “Biz de Edirne’den Hakkari’ye kadar yürürüz” demişti. Ağar da bu yürüme işi için açık bir koşul koymadı, ama Baykal’a cevap verdiğine göre, onun da bir başarı ve başarısızlık ölçüsü olacağını, buna göre yürüyeceğini varsayıyoruz. Ağar’ın vaadi Baykal’a göre en azından başlangıç noktasını belirttiği için daha açık görünüyor. Ayrıca vaadini yerine de getirebilir, dinlene dinlene bir yılda Hakkari’ye ulaşabilir.

***

Başbakan Tayyip Erdoğan meseleye geç daldı ama biraz daha açık bir vaat getirdi: “AKP tek başına iktidar olmazsa siyasetten çekilirim.”

Aynı olay 1999 seçiminde CHP’nin barajın altında kalması üzerine Baykal’ın başına gelmiş, ancak bir süre sonra Baykal sözünü unutup tekrar CHP’nin başına geçmişti.

MHP lideri Bahçeli de 2002 seçiminde yüzde 10 dolayında puan kaybederek yüzde 9 oyla Meclis dışı kalmaları üzerine istifa etmiş, ancak baskılar üzerine tekrar yerinde kalmıştı.

***

Erdoğan’ın seçime dört gün kala böyle bir söz vermesini sadece diğerleriyle delikanlılık yarışına bağlamak gerçekçi olmaz. Bu vaadin nedeni bellidir, Başbakan’ın önüne getirilen seçim araştırmalarında AKP’nin yüzde 40’ın üzerinde oy alacağı yazılıdır. Ve Erdoğan bu araştırmalara güvendiği için böyle bir çıkış yaptı. Bu ayrıca kendi kadrolarına moral verecek, belki ortadaki seçmen grubu üzerinde de etkili olabilecektir.

Bütün bunların ne kadar doğru olduğunu öğrenmemize çok az zaman kaldı. Biraz daha sabır; sonra göreceğiz kim evine gidecek, kim yürüyecek, kim yüzecek.

not
Reha Muhtar için (2)

Reha Muhtar, dün artık kendisini okumak zorunda olduğumuzu yazmış. Mesleğimizin gereği her gün birçok köşe yazarını okur, bir kısmına de ne yazmış diye bakarız. O yüzden kendisine güzel başını uzmanlık alanı dışındaki işlerle yormamasını, kendi alanında yazmayı sürdürmesini tavsiye etmiştik. Dünkü yazısıyla bu konuda ne kadar haklı olduğumuzu göstermiş oldu.

Tavsiyemizi bu vesileyle tekrarlıyor, böylece meseleye son noktayı koyuyoruz.

DİĞER YENİ YAZILAR