Haberin Devamı
DTP’den değişik seslerin çıkmaya başlaması tabii ki önemlidir. Bu parti ilk kez kamuoyunun karşısında “PKK’nın uzantısı” olmadığını gösterme fırsatını buldu.
DTP içinde PKK denetiminde bir grup olabilir. Bu grubun her durumda PKK ile paralel tavır alması fazla önemli değildir. Önemli olan, DTP’nin kendisini bir “Türkiye partisi” olarak yerleştirmesi ve “Türkiye siyaseti” yapmasıdır.
Diyarbakır katliamının Türkiye’nin son 25 yıldır yaşadığı terör dehşetinden kurtulması için bir milat olmasını aklı başında herkes diliyor.
Bunun için öncelikle ve kuvvetle seslendirilmesi gereken bir talep var: PKK kayıtsız koşulsuz silah bıraksın.
Türkiye’deki Kürt siyasetçilerin bazıları bu cümleyi söylerken hep bir “ama” ekleme ihtiyacını duydu. Her “ama” bir koşul demektir. Bugün gelinen noktada ise hiçbir “ama”nın geçerliliği kalmamıştır.
DTP içinde ya da dışında siyaset yapan Kürtlerin seslendirecekleri çağrının bir tek adresi var ve içeriği de belli.
PKK kayıtsız şartsız silah bıraktığını ilan ettikten sonra girilecek olan “yaraların sarılması” sürecinde “eve dönüş” programları da gerçek anlamını ve karşılığını bulacaktır.
Türkiye’de Kürt sorununun enine boyuna ve gerçek bir özgürlük ruhuyla konuşulması da bu sürecin en önemli parçası olacaktır.
Ayrıca bu özgürlük ruhu, siyasetle ilgilenen her Kürt okur yazarın potansiyel bölücü olduğunu düşünme ve bunun üzerine korkulu rüyalar görme alışkanlığımızı da giderecektir.
Türkiye, faturası ne olursa olsun terörle başa çıkabileceğini gösterdi. Bu, toplum olarak kendine güveni kazanmayı, korkulu rüyalarla her tarafta düşman aramayı sona erdirecek en önemli aşamadır.
Varlıklarını korkulu rüyalar üzerine kurmuş olanlar, terörü hayatlarının tek amacı ve varlık nedeni olarak görmeye devam edecek.
Bunun fazla bir önemi yok, çünkü onlar her toplumda var ve toplumun kendine güveni ne kadar yerindeyse o ölçüde toplumun kıyısında kalıyorlar.
PKK’nın kayıtsız şartsız silah bırakması bugün herkesin; DTP’den ya da başka partiden olanların ya da partisiz her Türk vatandaşının birinci hedefi olmak zorundadır.
PKK silah bıraktığını ilan ettiği andan itibaren bütün ülkenin ne kadar rahat bir soluk alacağını bildiğimize göre, bunu yapmalıyız, yaptırmalıyız.
Böylece demokratik ve gelişmiş dünyanın kapıları Türkiye’ye sonuna kadar açılmış olacaktır.

