Sosyal ve demokrat ve maganda

Herhalde biraraya gelmesi en güç üç kelime bunlardır. Hem sosyal-demokrat olunacak hem de maganda. Bunlardan biri olan, diğeri olamaz

Haberin Devamı

Herhalde biraraya gelmesi en güç üç kelime bunlardır. Hem sosyal-demokrat olunacak hem de maganda. Bunlardan biri olan, diğeri olamaz.

"Maganda," son yıllarda ortaya çıkmış bir sözcük ve "lümpen" kavramını biraz daha anlaşılır bir şekilde ifade ediyor.

Biz yine "lümpen" sözcüğünü kullanarak CHP Kurultayı'nın dehşet verici görüntülerini anlatabiliriz.

"Dehşet verici" nitelemesi belki fazla ağır kaçıyor. Kimileri bunlar için "perişanlık" diyebilir, kimileri de "siyasetin dibe vurmuş yüzünün görüntüleri" diyebilir.

CHP'nin siyasi olarak MHP'lileşmesinin örnekleri son birkaç yıldır fazlasıyla görülmeye başlamıştı. Kurultay "çalışması" ve "fikir tartışması" düzeyi de MHP'lileşmenin bir uzantısı olarak ortaya çıktı.

* CHP Kurultayı'ndan geriye kalanlar, düzeysiz tartışmalar, hırsızlık suçlamaları, yumruklardan fazla bir şey değildir.

Ne "sol" tartışılmıştır, ne "sosyal demokrasi," ne dünyadaki son gelişmeler, ne Türkiye'nin güncel sorunları, ne Türkiye'nin geleceği ne de bunlara çözüm önerileri.

Sosyal demokrat bir partide böyle bir kurultay "çalışması" düzenini ve düzeyini hoşgörecek sosyal demokratlar varsa, onlar da kendilerinin ne olduğunu bir kez daha düşünmelidirler.

Veliahttı demokrasi mi?!
CHP Kurultayı'nı izleyen AKP'lilerin duygu ve düşüncelerini tahmin etmek de çok güç değil. AKP'nin önümüzdeki dönemde güçlü bir siyasi rekabetle karşılaşmayacağı son görüntülerle iyice belli oldu.

CHP'liler şu soruyu kendilerine sormalıdırlar: Bu kurultay üzerine hangi vatandaş içi rahat ederek CHP'ye oy verebilir?

* Deniz Baykal'ın "zamanı gelince" kendiliğinden çekileceğine ve yerine bir "veliaht" belirleyeceğine ilişkin imaları da belki de bu kurultayın en vahim yanlarından biridir.

Demokrasinin temel direklerinden birisi olması gereken bir partide, zayıf bir aday karşısında bile zorlanarak seçilen bir genel başkanın böyle düşünceler içinde olması, en hafif deyimiyle "eşyanın tabiatına" aykırıdır.

CHP'nin sosyal-demokrat ve sol kimliklerini kaybetme sürecinin en önemli aşamalarından biri, bu kurultayda yaşanmıştır. Bu sürecin tersine çevrilmesi için de herhangi bir umut ya da ışık görünmüyor. Genel Başkan'ın "veliaht" imaları da böyle bir umut olamayacağını gösteriyor.

CHP ortalama bir muhafazakâr parti olmaya yönelirken, gerçek bir sol ve sosyal demokrat partinin ortaya çıkması için de zaman gittikçe daralıyor.

DİĞER YENİ YAZILAR