Sorun yargının işleyişidir

Ne. kadar büyük laflar edilirse edilsin, her cümlenin arasına istediği kadar "bağımsız yüce yargı" sözü eklensin, bol bol yargının öneminden bahsedilsin, gerçek ortadadır

Haberin Devamı

Ne. kadar büyük laflar edilirse edilsin, her cümlenin arasına istediği kadar "bağımsız yüce yargı" sözü eklensin, bol bol yargının öneminden bahsedilsin, gerçek ortadadır.

Kamuoyu yargının bağımsız ve kılıcının gerçekten adil olduğuna inanmamaktadır. Son günlerde yaşanan dökülme sadece bu kanaati güçlendirecektir.

* Şu anda Ankara'da bir "Neşter Operasyonu" davası görülmeye başlanmıştır. Bu dava, yüksek yargının da karıştığı "çıkar karşılığı adaleti etkileme, yönünü değiştirme" davasıdır. Davada yüksek yargı mensuplarının yer alması Yargıtay I. Başkanlar Kurulu kararıyla engellenmiştir. Bu dava dosyasını hazırlayan savcı, yargı sureci başlamadan görevinden alınmış, başka bir yere atanmıştır.

Bu işler olurken yeraltı dünyasının önemli kişilerinin yargının en üst düzeyini etkileme faaliyeti içinde oldukları da ortaya çıkmıştır.

* Ortada gerçek bir "etik" sorunu vardır. Yargının en üst düzeyinde yer alan bazı kişilerin bu "meslek ahlâkı"na pek aldırmadıkları da son olaylarla, açıklamalarla kanıtlanmıştır.

Mesleğinin etiğini unutmuş kişiler bütün yargıyı kirletmiş, halkın yargıya güvenini yok etmiştir.

"Avukat tutacağına hakim tut" sözü bu ülkede ortaya çıkmıştır ve durumun ciddiyetini en iyi anlatan sözdür.

Yargı doğru dürüst işlemediği zaman, kara koyunlar kolaylıkla kendilerine yer bulmakta, bütün sistemi karartmaktadır.

Artık herkes biliyor
Daha önce de hatırladığımız bir olay var. Ankara'da küçük bir trafik kazası olur. Kazayı yapan otomobillerden biri son model ve en lüks türdendir. Otomobili kullanan kadın kimliğini açıklamak istemez, ama sonra anlaşılır ki bu kişi Ankara adliyesinde katiptir.

Hiç kimse bunun üzerine harekete geçmemiş, bir adliye katibinin nasıl olup da en son model lüks bir otomobil sahibi olabildiğini araştırmamıştır.

* Bundan rahatsız olan yargı mensupları, hakimler, savcılar yok mudur? Tabii ki vardır ve kuşkusuz asıl büyük çoğunluk bunlardır. Ama onlar da anlaşılan bir sonuç alınacağına inanmadıkları için uğraşmamaktadır.

Son Çakıcı skandalları ve Neşter operasyonu, yargının da en başından bir değişime ihtiyaç duyduğunu herkese göstermiştir. İşin içinde olanların bildiklerini, duyduklarını artık herkes bilmektedir.

Yargıya güvenin olmadığı, insanların yargının temizliğine inanmadıkları bir toplumda hiçbir etik değeri savunmak mümkün olamaz.

DİĞER YENİ YAZILAR