Seçim olursa, daha kötü bir sonuç almaktan çekinen bütün siyasi partiler rahat bir nefes aldılar. Yüksek Seçim Kurulu "siyasi" bir karar vererek durumun böyle devam etmesini sağladı. Bu tartışma demokrasi ve hukuka bakışımızla ilgili birçok gerçeği ortaya çıkardı. Aynı zamanda da siyasi partilerin kendileri ve gelecekleriyle ilgili duygu ve öngörüleri de açıklığa kavuştu.
* AKP tabii ki bir yıllık iktidar süresinin ardından tekrar seçim havasına girilmesini kendi lehine görmedi.
* Ana muhalefet partisi CHP'nin yeni bir seçim istemediği, önümüzdeki dört yılı bu şekilde geçirmeyi düşündüğü anlaşıldı.
* Geçen dönemin iktidar ortağı ANAP'ın "biz seçim filan istemedik, ortalığı da karıştırmadık" demesi bu partinin gelecekle ilgili pek bir beklentisi bulunmadığını gösterdi.
İki partinin yeniden seçim yönünde çabaladığını gördük. Bunlardan biri DYP diğeri ise Genç Parti'dir. DYP, yenilenen yapısıyla daha ileri bir konuma gelebileceğini düşünerek adım atmaktadır. Genç Parti ise, seçim ortamını iktidarla arasındaki "ailevi" kan davasını yürütebilmek için elverişli bulmuştur. Siyasi planda manzara böyle özetlenebilir ve mesele sona ermiş gibi görülebilir. Ama asıl temeldeki mesele Yüksek Seçim Kurulu'nun durumu kurtarma kararıyla çözülmemiştir.
Karar neyi gösterdi
Çözülmesi de mümkün değildir. 3 kasım 2002 seçimleri tarihin kaydına "arızalı" olarak geçmiştir. "Arıza" sadece seçimle ilgili değildir, demokratik ve siyasi olgunlukla, hukuk siyaset ilişkisiyle de ilgilidir. Tarihe böyle bir kayıt düşüldü mü sonradan da kolay kolay silinmez, hep bulunduğu yerde durur. Hukukçuların "tam hukuksuzluk" diye anlattıkları bir "suç" siyasi nedenlerle görmezden gelinirse, seçime bir siyasi partinin sahte belgelerle girmiş olduğu görmezden gelinirse, 2 milyon oyun "milli irade"ye yansımamış olduğu görmezden gelinirse "tam hukuksuzluk" durumu devam ediyor demektir. "Tam hukuksuzluk" durumu bulunuyor ve yargı müdahale edip durdurmuyorsa, "tam hukuksuzluk" yani "suç" durumu devam eder. Bu, hukukun bakışıdır. Eğer siyaset hukukun üzerinde olursa, siyasi nedenlerle hukukun zedelenmesi göze alınırsa "tam hukuksuzluk" devam eder. Yüksek Seçim Kurulu'nun kararı sorunun esasını ortadan kaldırmamış, devam ettiğini ve siyasi nedenlerle devam edeceğini göstermiştir.
Sorun bitmiş midir?
Seçim olursa, daha kötü bir sonuç almaktan çekinen bütün siyasi partiler rahat bir nefes aldılar. Yüksek Seçim Kurulu "siyasi" bir karar vererek durumun böyle devam etmesini sağladı
Haberin Devamı

