Sorumluluk siyasidir

Haberin Devamı

İki gazeteci arkadaşımızın tutuklanması tartışılırken, Başbakan ve diğer siyasi sorumluların “bizimle ilgisi yok” şeklinde savunma yapmalarının “gerçek hayat”ta bir geçerliliği yoktur.

Böyle bir emniyet-savcılık-yargı işleminin sorumluluğu siyasidir.

Gerçek hayatta, adı bilinen, önemli gazetecilik çalışmaları yapmış iki kişiye polis-savcılık operasyonu, siyasetin en yüksek düzeyi bilgi sahibi olmadan yapılamaz.

Emniyetin bir birimi böyle bir işleme gerek gördüğünde, bundan emniyet müdürünün bilgi sahibi olmaması mümkün değildir. Böyle bir işlemin yaratacağı yankılar dolayısıyla da bakana bilgi verilir. Eğer o da başbakana bilgi vermezse aslında “görev ihmali” yapmış olur.

Çünkü bu operasyonun, cumhuriyet tarihimizin en önemli siyasi davaları olan Ergenekon-Balyoz davalarıyla ilgili birçok ciddi sonuç doğuracağı bellidir. Eğer siyasi sorumluluk sahipleri durumun farkında değillerse, bunun adı “siyasi bilinç zayıflığı”dır.

Adalet Bakanı’nın dün iki gazeteciye savcılıkta sorulan sorularla ilgili olarak; “kamuoyuna yansıyan soruların dışında başka sorular da sorulduğunu” söylemiş olması, soruşturma sürecini yakından izlediğinin ve bilgi sahibi olduğunun açık kanıtıdır.

***

Ergenekon-Balyoz davalarıyla ilgili olarak kamuoyundaki bölünme ve kuşkuları besleyen yanlışların sayısı az değildir. Buna uzun tutuklamalar da dahildir, son “hücre değişiklikleri” de dahildir.

Ve siyasi iktidar bütün bunların üzerine iki gazetecinin tutuklanmasının kendi sorumluluğunu artırdığının farkında değilmiş gibi davranıyor.

Ergenekon-Balyoz davalarıyla, karanlık geçmişimizin temizlenebilmesi için halkın azami desteğinin sağlanması gerekir ve halk desteğini zayıflatacak “temiz olmayan” hiçbir yöntem ve uygulama dava süreçlerine bulaştırılmamalıdır. Bu, çok açık ki bir siyasi sorumluluk konusudur.

Eğer “birileri”, Ergenekon-Balyoz davalarını başka hesaplaşmalar, başka kavgalar için araç olarak kullanma girişimi içindeyse bunu engellemek de siyasi sorumluluk sahiplerinin görevidir.

***

Ergenekon-Balyoz davaları iki gazeteci tutuklamasıyla çok kritik bir aşamaya geldi. Tekrarlayalım: Bu tür büyük siyasi davaların ikinci bir seferi yoktur, olamaz. Eğer siyasi iktidarın iradesinin samimiyeti devam ediyorsa hemen gereğini yapmak, davalara başka hesaplar katanları, kirli yöntemler kullananları ya da en basitinden davaların önemini anlamamış kamu görevlilerinin şuursuzluklarını engellemek zorundadır.

Davalar siyasidir, olayın tümü siyasidir, sorumluluk siyasidir. O sorumluluk da şu anda siyasi iktidara sahip olanlara aittir.

DİĞER YENİ YAZILAR