Evet, son bahisler için çok az zamanımız kaldı. Haydi Türk halkı, son bahislerini hazırla! Aşağıdaki ihtimallerden birini ya da birkaçını işaretle, “demokratik sürece” katkıda bulun...
Erdoğan çoktan kafaya koydu, olacak...
Dalgasını geçiyor, olmayacak...
Olmazsa mahvolur, siyasi hayatı biter...
Olursa mahvolur, siyasi hayatı asıl o zaman biter...
Kendisi olmayacak ama yine eşi türbanlı sağlam bir muhafazakâr AKP’liyi seçtirecek...
Olmayacak çünkü AKP’nin içinde dalgalanma yaşanmasından çekiniyor...
Olacak çünkü Abdullah Gül’e başbakan olacağı sözünü verdi...
Kendisi olmayacak ve eşinin başı açık “ılımlı” bir AKP’li seçtirecek...
“Madem öyle, işte böyle” diyecek ve başı açık bir AKP’li kadın siyasetçiyi seçtirecek...
Bütün gerilimlere son vermek için, AKP’li olmayan ve Meclis dışından ama AKP’lilerin de kendilerine yakın göreceği birini seçtirecek...
Hiç aday göstermeyecek, “Meclis kendi iradesini kendi göstersin” deyip zorunlu erken seçim yolunu açacak...
Baykal’a, “Gel şu üç isim arasından birlikte birini seçelim” diyecek ama Baykal üç isme de itiraz edecek...
Meclis’in ilk toplantısında kavga çıkacak, seçim mahkemelik olacak ve zaten zorunlu olarak seçime gidilecek...
l Anavatan ile DYP ilk oturuma girerek seçimin mahkemelik olmasını engelleyecek ve Erdoğan’ın seçilmesine destek verecek...
l Anavatan ile DYP seçimin mahkemelik olması için ilk toplantıya girmeyecek, CHP ile birlikte davranacak...
Son bahisler için bütün ihtimaller bunlar. Tabii ki aşırı sürpriz oynamak isteyenler çok uç ihtimalleri de hesaba katabilir. Örneğin AKP’nin adayını CHP’nin desteklemesi gibi... Ama bu ihtimal ve benzerleri aşırı sürprizdir, kimseye tavsiye edilmez. Yukardaki ihtimaller içinde bahis oynayanların şansları şu anda eşittir.
Bizim demokrasimiz, bizim cumhurbaşkanı seçimimiz bize hastır, kimsenin anlaması
gerekmez.
Not
Baykal’ın oyunu
23 Nisanlarda ve özel ulusal gündemli Meclis oturumlarında günlük siyasetten konuşmamak bugüne kadar bütün siyasilerin uyduğu bir gelenekti. Güncel siyasi konulardan söz edenler de bunu bir çatışma üslubu içinde yapmaz, ülkenin genel çıkarları doğrultusunda ince uyarılar olarak formüle ederlerdi. Baykal dün bu geleneği bozdu, en kavgacı üslupla konuştu, hatta son basın dedikodularını bile tekrarladı. Baykal’ın bu şekilde “puan alması” ilk anda bazılarına olumlu gelebilir. Ama 23 Nisan Bayramı dolayısıyla yapılan bir konuşmayı fırsat bilip basit dedikodulara kadar inmenin siyasetin genel düzeyine bir katkısı olacağı çok şüphelidir.

