Solda yeni girişim

CHP ve diğer küçük partiler dışında kalmış sol çevreler son dönemde DİSK’in de desteğiyle yeni bir girişim başlattı. Adına, ilk geniş toplantı tarihi dolayısıyla “10 Aralık Hareketi” diyorlar

Haberin Devamı

CHP ve diğer küçük partiler dışında kalmış sol çevreler son dönemde DİSK’in de desteğiyle yeni bir girişim başlattı. Adına, ilk geniş toplantı tarihi dolayısıyla “10 Aralık Hareketi” diyorlar.

Bu girişimin de soldaki bitmez tükenmez yeni “oluşum”lardan biri olarak kalıp kalmayacağı henüz belli değil. Ancak bugüne kadar yapılan çeşitli açıklamalar girişimin çerçevesini batıda yaygın sosyal demokrat-sosyalist anlayışların oluşturduğunu gösteriyor.

***

Bugünkü toplumsal ve siyasal koşullarda böyle bir partileşmenin yine halkın geniş kesimlerine “yabancı” kalacağını savunanlar olacaktır. Ancak böyle bir parti temel ilkelerini uzun vadeli olarak anlatma, toplumsal siyasetler geliştirme şansını değerlendirebilir. O takdirde de Türk siyasi hayatında önemli bir işleve sahip olabilir.

CHP yönetiminin partiyi sığ ve muhafazakâr çizgiye çekmesiyle solda büyük bir boşluk oluştuğu ortada. Önümüzdeki seçim, bugün varolan partiler tarafından tümüyle sağda oynanacak bir oyun haline getirilecektir. Bunların yarışı da “kim daha milliyetçi”, “kim daha muhafazakâr”, “kim dünyaya daha fazla tepkili” gibi en klasik radikal sağ platformda geçecektir.

Tayyip Erdoğan duvarları aylı yıldızlı afişlerle donatarak kendi milliyetçiliğini anlatırken Deniz Baykal da “Ama güneydoğuya asamadın” diyerek kendi milliyetçiliğinin daha “sağlam” olduğunu göstermeye çalışıyor.

Seçimler yaklaştıkça bu koro aynı minval üzerine şakımaya devam edecek, gerçek sorunlarla ilgili çözüm getiremeyişlerini böylece örteceklerdir.

***

“10 Aralık Hareketi”nin en azından solda CHP’nin çizgisinden memnun olmayanlara bir seçenek oluşturabilmesi için önce parti haline gelip halkın önüne çıkması gerekir.

Bu konuda da DSP ile belli bir anlaşma sağlanmıştır. DSP’nin “10 Aralık Hareketi”nin katılmasıyla adına uygun bir demokratik sol kimliğe dönmesi soldaki seçmenin dikkatini çekebilecek bir değişim olabilir.

Şu anda bu konudaki “teknik” meselelerin ne ölçüde çözüldüğünü bilmiyoruz. Ancak “sol”un tekrar Türk toplumsal ve siyasal hayatına girebilmesi için bu girişim önem taşıyor. Demokratik Sol Parti adı altında ve onun örgütleri güçlendirilerek bir hamle yapılması da Türk demokrasisine büyük katkı sağlar. En azından Türk halkı önümüzdeki yıl boyunca bazı değişik fikirler dinleyecek, bugünkü gerçek

sorunları üzerine konuşanları görebilecektir.

DİĞER YENİ YAZILAR