Siyasileşmek

PKK ve Kuzey Irak meselelerinin en sıcak şekilde tartışıldığı şu günlerde daha çok en yetkili kişilerin ağzından sık sık duyulan bir ifade şu: “Terör örgütünün siyasileşmesi.”

Haberin Devamı

PKK ve Kuzey Irak meselelerinin en sıcak şekilde tartışıldığı şu günlerde daha çok en yetkili kişilerin ağzından sık sık duyulan bir ifade şu: “Terör örgütünün siyasileşmesi.”

Bu ifade ile kastedilen, terör örgütünün yani PKK’nın silahlı mücadeleyi bırakıp yasal siyasal platformda aynı hedefler için mücadeleye devam etmesidir.

Bu ihtimal resmi konuşmalarda kötü ve daha da “haince” bir tutum şeklinde sunuluyor. Söylenmek istenen de “silahla elde edemediklerini siyasetle elde etmeye çalışacakları”dır.

Bu, yıllardır ağızdan ağıza, söyleyenlerin çoğunun da içeriğini pek düşünmediği anlaşılan bir formül olarak tekrarlanıp duruyor.

***

Önce şunu belirtmek gerekir: PKK siyasi bir örgüttür, bu örgüt amaçlarına ulaşmak için terör yöntemine başvurmaktadır.

Şu andaki gerçeklerle bakarak bir meseleyi daha tam tespit etmek zorundayız. Bu örgüt, Türkiye’deki Kürt kökenli vatandaşlar üzerinde büyük etkinliğe sahiptir. Etkinliği nasıl sağladığı ayrı bir konu. Tabii ki “kurtarmak” istedikleri insanlara karşı en gayri insani yöntemleri kullanmaktan da çekinmemişlerdir. Ama şu andaki gerçek, bu örgütün etkinliğidir. Ve örgütün verdiği işaretler, büyük bir kitlenin seçimde nasıl oy kullanacağını da belirlemektedir.

***

Yine bugünün gerçeklerinden yola çıkarak düşündüğümüzde “siyasileşmek” konusunu da tekrar ele almalıyız. PKK etkinliği altındaki vatandaşların şu ya da bu nedenle örgüte destek olmaları yerine yasal siyasal alanda ne istediklerini ifade etme imkânına sahip olmalarının daha kötü bir durum olduğunu söylemenin de bir anlamı vardır. O da, “bunlar yasal alanda da siyaset yapamaz” bakışıdır.

Demokrasi, herkesin kendi görüşleri doğrultusunda örgütlenmesi ve bunları özgürce ifade ederek toplumun bütün kesimlerine yayma faaliyetinde bulunabilmesi düzenidir.

“Terör örgütünün siyasileşmesi” diye bir formülü sürekli tekrarlayarak bunun daha da kötü bir durum olduğunu düşünmek, önceleri bu örgüte sempati duymuş ya da görüşlerini benimsemiş herkese yasal siyaset yapma yasağı getirmek anlamına gelir.

Ama bu formülü “terörü bıraksınlar, teröre sempati ile bakmayı bıraksınlar, yasalar çerçevesinde siyaset yapma haklarını kullansınlar” şekline çevirdiğimizde terörün en önemli gerekçelerinden birinin asıl o zaman ellerinden alınmış olacağını da görmemiz gerekir.

PKK “Kürtlerin demokratik taleplerini ifade etmesine, bunları yasal olarak savunmasına izin verilmediği için silaha sarıldık” gerekçesini dünya kamuoyunu etkilemek için kullanmış ve etkili olmuştur.

Meseleye bir de bu tarafından baktığımız zaman da dilimize yapışmış olan “terör örgütünün siyasileşmesi” formülünü hemen ortadan kaldırmamız şart olmuştur.

*****

not:
Futbolda şiddet
Hafta sonlarını futboldan çok futbolda şiddeti konuşmakla geçiriyoruz. Birbirini bıçaklayan taraftarları; hakemleri aynı teranelerle protesto edenleri, kendi futbolcusuna bile sevgi duyamayan insanları konuşuyoruz.

Bu konu daha derinlemesine konuşuldukça da aslında sistemin nasıl işlediğini bilenler, gerçekleri söylemeye başladı. Ve olay dönüp dolaşıp kulüp yöneticilerinin tavırlarına, holiganlara verdikleri desteklere, bunlara sağladıkları maddi imkânlara geliyor.

Adres tam olarak ortaya çıkmıştır. Aslında gerçeği Futbol Federasyonu’nun, ilgili bakanlığın bilmemesi de imkânsız. Hep birlikte konuşmaya devam ediyoruz, ama kulüp yöneticilerinin şiddeti destekleyen tavırlarına karşı henüz bir şey yapılmış değil. Üstelik bunun için özel bir kanun bile çıkarılmışken...

DİĞER YENİ YAZILAR