Ortaya bir iddianame çıktı. Hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı. İddianame, Şemdinli'de meydana gelen bombalama olaylarına karıştığı iddia edilen asker kişiler ve "itirafçılar" hakkında yapılan soruşturmanın sonucu.
Ancak iddianamenin Şemdinli olayıyla yetinmediği, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Güneydoğu'daki anti-terör faaliyetlerini kapsadığı anlaşıldı.
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Büyükanıt'ın sanık astsubay hakkında "tanırım" diyerek yargıyı etkileyip etkilemediği meselesi bu durumda fazlasıyla ayrıntı olarak kalıyor.
Bir tek olayla ilgili bir soruşturmanın TSK'nın anti-terör faaliyetlerinin tümünü kapsayan bir hale dönüşmesi gerçekten zor açıklanır bir durumdur.
İddianame, dayandığı kanıtlar ne olursa olsun çok önemli bir siyasi nitelik kazanmıştır. Olayın hukuki yönünü hukukçular tartışacaktır.
Ancak, Orgeneral Büyükanıt'ın çok açık şekilde suçlanması ilk olarak Genelkurmay Başkanlığı yolunun kesilmesine yönelik bir "komplo" ihtimalini akıllara getirmiştir. Ankara kulislerinde fazla konuşulan bu ihtimalin gerçekliğini anlayabilmek için "neden" sorusunun cevabını da vermek gerekir.
Komplo mu...
Olayın böyle bir "komplo" özelliği taşıyıp taşımadığını bilmek henüz mümkün değil. Ancak iddianamenin kamuya yansıyan bölümleri, meselenin tümüyle Güneydoğu'da yürütülen "düşük yoğunluklu savaşa" odaklandığını gösteriyor.
Geçen 20 yılda bu konu çok tartışıldı. Özellikle Susurluk olayının ortaya çıkardığı ilişkiler ve PKK itirafçılarının bölgede kullanılma şekli çok tartışma konusu oldu. Sadece Susurluk değil, başka "çete" olaylarının da aynı yöntemlerde kontrolun kaçırılmasından kaynaklandığı da çok konuşuldu.
Bunlar zaman içinde ortaya çıkacaktır. Teröre karşı yanlış ve yasa dışı yöntemler kullanılması, esas amacın haklılığı nedeniyle tartışma dışı kalamaz. Çünkü bu yanlışların aslında terörün işine yaradığı da defalarca ortaya çıkmıştır. Şemdinli olayında olduğu gibi.
Ancak bunları tartışmanın kaynağının Silahlı Kuvvetler'in neredeyse tümünü suçlayan bir Savcı iddianamesi olması da mümkün değildir. En azından bugünkü şartlar içinde suçlanan kişilerin kendilerini savunmak için açık konuşmaları da mümkün değildir. Olaylar çok sıcaktır ve en yetkili kişilerin önemli açıklamalar yapması zordur.
Türkiye bu iddianame konusunu konuşurken, Genelkurmay Başkanı Başbakan ile bu konuyu görüşürken Batman'daki 2 polisin ölümüne ve 5 emniyet görevlisinin yaralanmasına yol açan saldırı, gerçek komployu arayanların olaylara nasıl bakması gerektiğini göstermektedir.
Siyasi yargı
Ortaya bir iddianame çıktı. Hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı. İddianame, Şemdinli'de meydana gelen bombalama olaylarına karıştığı iddia edilen asker kişiler ve "itirafçılar" hakkında yapılan soruşturmanın sonucu
Haberin Devamı

