CHP ile ilgili yorum yapmak kolay değildir. Kuvvetli bir CHP’li grup var, beğenmedikleri her yoruma en ağır şekilde, bazen de küfür kıyamet tepki gösteriyorlar.
Baykal genel başkandı, onun politikalarını eleştirdiğimiz zaman aynı şiddetle tepki gösterirlerdi.
Sonra Baykal gitti, genel başkanın değişmesini alkışlamayanlara yine aynı tepki gösterildi.
Şimdi de yine aynı tepkiler gösteriliyor.
Bu CHP’lilere göre parti ve kim olursa olsun yöneticileri, hep desteklenmek zorunda. Eleştiren AKP “uşağı”, vatan haini, “satılmış”.
Bunlar şu anda da herhangi bir siyasi tahlil yapılmasını istemiyor, “ne güzel oldu CHP birlik ve bütünlük içinde ilerliyor, hatta haziran seçimini kazanma ihtimali de artıyor” denilmesini istiyorlar.
CHP 1946’dan beri seçim kazanamadı. Bunu yeni genel başkan Kılıçdaroğlu da yüksek sesle söyledi. 1972’de Ecevit’in liderliğinde üç kez ve kısa ömürlü koalisyon hükümetlerinin büyük ortağı oldu. 90’larda SHP ve CHP olarak küçük koalisyon ortağıydı.
CHP’liler ülke açısından umut bağladıkları partinin uzun süre iktidar adayı ya da alternatifi olamamasının nedenlerini tartışmadılar.
Parti içi çatışmalar, son mücadele de dahil, hep “koltuk” çevresinde gerçekleşti. Baykal’ın gitmesine sevinirken de, bu genel başkan değişikliğinin yaratabileceği imkânları ve gerçek değişimleri tartışmadılar.
Önder Sav, geçen gecenin heyecanı içinde durumu aşağı yukarı söyledi: CHP’nin kimliğiyle ilgili tartışmalar hep CHP’nin dışında yapılıyor.
Genel Başkan ile Genel Sekreter arasında patlak veren çatışmanın, hukuki olarak bu aşamada Genel Başkan lehine gelişmiş olması da parti içinde “siyasi” tartışmaların yolunu açmadı.
Önder Sav önceki gece bir “laiklik” sözü etti, Kemal Kılıçdaroğlu da dün “twitter” adlı kısıtlı iletişim kanalından bir “türban” sözü etti.
Eğer CHP’deki çatışmanın siyasi boyutu “türban”dan ibaretse, partide değişim bekleyenler, iktidar adayı olmayı bekleyenler maalesef daha çok bekleyeceklerdir.
Kılıçdaroğlu’nun yanında yer alanlarla, eski genel sekreterin yanında yer alanlar arasında ne gibi siyasi farklılıklar olduğunu taraflar söylememeye hâlâ dikkat ediyor. Bu konudaki sorular da geçiştiriliyor. Ancak Baykal’ın yanında durmaya devam edenlerin dile getirdikleri gibi bir kurultaya gidilirse taraflar görüş farklarını açık olarak ortaya koymak zorunda kalacaklardır. Biraz daha uzun vadeli bakan CHP’liler de bunu bekleyeceklerdir.

