AKP’li milletvekili Şaban Dişli’yle ilgili haberi ve bu kişinin savunmasını okuyanlar, eğer Dişli’yi ve AKP’yi çok sevmiyorlarsa ulaşacakları sonuç bellidir.
Olayın rezalet olduğuna kuşku yok. AKP’li milletvekilinin yaptığı, kendi açıklamasına göre “eski ortağına kredi sağlamak” amacıyla bile olsa, rezalettir.
AKP hükümet partisidir, Dişli bu partinin adı bilinen milletvekillerinden biridir. Dişli’nin yaptığı en basitinden bir “nüfuz suiistimali”dir. Bu, “iktidarı kullanma” durumunun ceza yasalarında karşılığı olmayabilir, ama “temiz toplum”dan söz eden herkes için bu olay yine “temiz siyaset”in istenip istenmediğinin kıstaslarından biri olarak kayda geçecektir.
İktidar partisi milletvekillerinin, hatta zaman zaman diğer partilerden milletvekillerinin “iş takibi” yaptıkları birçok örnekle kanıtlanmıştır. Bu, en başından “siyasi ahlak”ı yerle bir eden bir durumdur.
“Siyasi ahlak” kendi kendine var olmaz, siyasetin içindekiler, onları denetleyen bütün kurumlar ve en başta bütün vatandaşlar siyasi ahlakın takipçileri olurlarsa bir aşama kaydetme imkânı doğar.
Son 25 yılımız “siyasi ahlak” konuşmakla geçti. Bu 25 yıl içinde “siyasi ahlak”ı yerlerde süründüren birçok olay yaşadık, bu olayların kahramanları şöyle ya da böyle tekrar ayak üstüne dikilmeyi, hatta siyasete devam etmeyi bile başardılar.
AKP 2002 yılında ilk seçim başarısını, geniş bir kitleyi “bunların tam tersi” olduğuna ikna ederek kazandı. Son 6 yıl içinde de AKP kadroları içinden azımsanmayacak sayıda “bal tutan parmağını yalar”cılar çıktı. Bunların bir bölümü “uyutuldu”, bazı olaylarda da ilgili kişiler sessizce kenara çekildi.
Dişli olayının herhangi bir benzeri, hatta daha hafifi, herhangi bir ileri demokraside ortaya çıksa iki şey olur: Ya söz konusu şahıs hemen görevini bırakır evine gider ya da partinin tepesi o şahsı çağırır ve evine gitmesini söyler. Üçüncü bir ihtimal yoktur.
Türkiye’de siyaset buna benzer olaylarla çok kirlendi, siyaset kurumu halkın gözünde iyice yıprandı. Bunu düzeltecek olan sadece siyasilerdir.
Dişli olayı bütün bu açılardan önem taşıyor. Toplumun, siyaset kurumunun ve iktidar partisinin bu olaya vereceği tepki siyasetin geleceğini de belirleyecektir.
Söz konusu kişinin milletvekili dokunulmazlığının arkasına gizlenip korunması ise ancak hastalığın ne kadar ağır derecede olduğunu gösterir.

