Siyasi ahlâk, ticari ahlâk

Uzan olayının bir milat olması, siyasi ve ticari ahlâk devrimiyle mümkündür. Uzan olayı çarpık bir düzenin; hem ticarette hem siyasette etik kuralların, kısaca ahlâkın arka plana itildiği

Haberin Devamı

Uzan olayının bir milat olması, siyasi ve ticari ahlâk devrimiyle mümkündür. Uzan olayı çarpık bir düzenin; hem ticarette hem siyasette etik kuralların, kısaca ahlâkın arka plana itildiği, bu kurallara uymaya kalkanların "enayi" olarak görüldüğü bir düzenin ürünüdür.

Tabii ki Uzanlar, etik kurallara sözde uyma gösterisine bile teşebbüs etmemiş, en aşırı örnektir.

Türkiye'de bir kısım özel sektörü sürekli olarak devlet beslemiştir. Her iktidar kendi zenginlerini, kendi "sermayesi"ni devlet kaynaklarını kullandırarak, saçıp savurarak yaratmıştır.

Bu ortamın genel ekonomideki sonucu yüksek enflasyon, daha alttaki sonucu da kolay, hızlı ve çok para kazanma yollarının alabildiğine açılmasıdır. Öyle ki, küçük bürosunda karınca kararınca iş yapan birileri, iktidar nimetlerinin sağına soluna yapışarak bir yıl sonra "büyük işadamı" sıfatıyla ortada dolaşır olmuşlardır.

Sistemin diğer ucu da rüşvet ve yolsuzlukları beslemektedir. Bir ihaleyle zengin olan biri, rüşvet ve bağışta kuşkusuz cimri olacak değildir.

Siyasi ahlâk düşüklüğü ile iş hayatındaki ahlâk düşüklüğü birbirini destekleyerek sistemin esasını oluştururken buna bir de "bürokratik ahlâksızlık" eklenmiştir.

Devletin tek çaresi
Ortada bu kadar kolay kazanılmış para bulunması sonucunda başka kesimler de, örneğin yargı bu sistemin içine çekilmeye çalışılmıştır.

* Ama 2001'de deniz bitmiştir. Devlet, parası kalmamış, iflas etmiştir. Kamu kaynaklarının yağmalanması siyasilerin iradesiyle değil mecburiyetten sona ermiştir, çünkü yağmalanacak kamu kaynağı kalmamıştır.

1980'lerde Turgut Özal, "hayatın gerçekleri" içinde savrulmaya başlamadan önce enflasyona dayanmamaları ve devletten geçinmemeleri için özel sektörü uyarırken "yatınızı katınızı satın sermayenize koyun" demiş ve düzgün bir yatırım ortamının sağlanması için ilk adımları atmıştı. Bir süre sonra Özal da ortama "uyum sağladı". Şu anda ne yağmalanacak devlet parası ne içi boşaltılacak devlet bankası vardır.

Siyasette ahlâklı bir döneme dönüş için ticarette de ahlâkın geri dönmesi gerekir. Bu da bilinçli bir temizlikle sağlanabilir. Bu nedenle Uzan olayının bir milat, bir başlangıç olması ve temizliğin devamı şarttır. Nasıl ahlâksız siyasiler ahlâklı siyasileri kovduysa, ahlâksız özel sektör de, -Uzan olayında görüldüğü gibi- ahlâklı özel sektörü ya kovmuş ya da kendine uymaya zorlamıştır.

Siyaset yeniden yapılanırken özel sektör de yeniden yapılanacaktır.

Bu da siyasilerle "iş çevirmek" ve devlet kaynaklarını kullanmakla sağlanamaz. Devletin artık tek yapacağı, yatırım ortamını iyileştirmek, gerçek rekabet ortamını yaratarak ahlâksız özel sektörün piyasadan çekilmesini sağlamaktır.

DİĞER YENİ YAZILAR