Siyasilerin sözlerine güvenilmez insanlar olduğuna dair bir inancın Türk toplumunu sarması yeni değil. Siyasi ve siyaset kelimelerini bu kadar kirli hale getirenler siyasilerin kendileridir.
Seçim öncesi bol kepçe vaatte bulunan ama bir kez seçildikten sonra ana uğraşısı kendi maddi ve manevi çıkarları olan siyasetçi türü, sadece üçüncü dünya ülkelerine ait bir olgu olarak kalmıştır.
Gelişmiş toplum, gelişmiş demokrasi kavramlarının içini dolduran temel anlamlardan biri de siyaset düzeyinin yukarı çekilmesidir. Eski tür "kasaba" politikacılarının zorunlu olarak devreden çıkmalarıdır.
Böyle bir düzeyden, güven ve inandırıcılıktan söz ederken Ankara'ya bakıldığında ülkemizin siyasi yapısının hâlâ eski dünyaya ait olduğunu görmemek mümkün değil.
İktidar partisi olan AKP, sürekli olarak ileri demokrasiden söz ediyor. Avrupa Birliği yolunda samimi olduklarını söylüyorlar.
Ama hayatın gerçeklerine döndüğümüzde, söylenenler ile yapılanlar arasındaki fark, ortaya bir "inandırıcılık" sorunu çıkarıyor.
Kimse yutmuyor bunları
Türk Ceza Kanunu konusunda hükümetin ve partisinin aldığı tavır ortada. AB uyum yasaları sürecinde büyük gösterilerle birçok çalışma yapıldı. Ama Türk Ceza Kanunu'nün tümüyle değişmesi gibi uzmanlık ve ileri düzeyde bir hukuk kavrayışı gerektiren bir konuda toplumun kandırılmasında bir sakınca görülmedi.
Yeni TCK'daki geri maddeleri değiştirmemek için sonuna kadar direnen, buna karşılık kanun dışı Kur'an kurslarına yol veren değişikliği arada çıkartıveren AKP erkânının sözlerinin inandırıcı bulunması elbette olanaksız.
Ankara'nın "inandırıcılık krizi" sadece AKP'ye ait değil. CHP de aynı tarzda politika yapmayı marifet saymaya devam ediyor.
CHP, milletvekili dokunulmazlığının kalkması için bir kampanya başlattı. Bu, toplumda destek görecek doğru bir kampanyadır.
Ama, aynı CHP'nin saymanı olan milletvekili kamu ihalesi yolsuzluğu iddiasıyla yargı önüne çıkarılamamaktadır. Bu kişi, kendi açık beyanını unutarak dokunulmazlık zırhının ardına sığınmaya devam etmektedir.
Bu durumda CHP'nin temiz siyaset konusundaki kampanyasını inandırıcı bulmak için bayağı saf olmak gerekir.
Bu kampanyayı açan bir siyasi önce kendi partisinde tam temizlik yapmak zorundadır. Ortada böyle bir mesele yokmuş gibi yaparak "temiz siyaset" kampanyası açan bir parti kimseyi kandıramaz.
İnandırıcı, düzeyli ve ehil bir siyasi yapının ortaya çıkması için anlaşılan bir kuşağın daha değişmesi beklenecek.
Siyasette güven
Siyasilerin sözlerine güvenilmez insanlar olduğuna dair bir inancın Türk toplumunu sarması yeni değil. Siyasi ve siyaset kelimelerini bu kadar kirli hale getirenler siyasilerin kendileridir
Haberin Devamı

