Siyasetçi farkı

Haberin Devamı

ABD Başkanı Obama, Kahire konuşmasında Türkiye’de başlattığı çizgiyi güçlü bir şekilde devam ettirdi.

Bu çizgi, “Batı-Doğu ya da Batı ile İslam arasında bir savaş” çizgisi değildir.

Farklı din ve inançlardan olanların barış içinde yaşayabileceği bir dünya umudunu bugün Obama temsil ediyor.

Ankara’da gile getirdiği ve Kahire’de tekrarladığı “demokrasi ilkeleri”ni ele alışı da son derece tutarlıdır.

Bugün Müslüman dünyada gelişmiş hayat standartlarına en yakın ülke Türkiye’dir. Obama da Kahire’de sık sık Türkiye’ye atıfta bulunarak bu hususu vurguladı.

***


Obama’nın seçilmesi ile ABD’nin en tepesinden dünyaya farklı bir rüzgârın estirileceği umudunu besleyenler şu ana kadar yanılmadı.

Bush’un temsil ettiği ABD ile Obama’nın temsil ettiği ABD, dolayısıyla bu iki siyasetçinin kişiliklerinde ayrışmış oldu.

Türkiye içinde bu gelişmeleri izleyenler de her konuda olduğu gibi bu konuda da yine ikiye ayrılıyor. Bir taraf, Obama’nın şu ana kadar yarattığı farkı önemserken diğer taraf ABD’nin yeni Başkanı’na kuşkuyla bakmaya devam ediyor.

“Diğer taraf” da aslında iki ayrı “taraf.” Ama birbirlerinin karşıtı olarak görünseler de iki konuda, tam bir uyum halindeler. “Ulusalcı” kesim ile “İslamcı” kesim, Obama yönetiminden de kuşkulanmakta fikir birliği içinde. Gerekçeleri ayrı. “Ulusalcılar” Amerika’nın Türkiye’yi bölme fikrinden vazgeçmediğini, hatta son Ergenekon olaylarının ardında da Amerikan yönetiminin olduğunu düşünürken “İslamcı taraf” Obama’nın Afganistan ve Pakistan politikalarında, yani radikal İslam ile mücadelede bir farklılık getirmeyeceğini düşünüyor.

Bu iki kesimin üzerinde tam bir fikir birliği üzerinde oldukları diğer konu da, bol Yahudi düşmanı kokulu İsrail karşıtlığıdır.

***


Obama’ya dönersek; Orta Doğu politikalarında da ciddi farklar beklemenin saflık olmayacağını söyleyebiliriz. Son konuşmadaki Filistin-İsrail tahlilleri o yolda ciddi işaretler taşıyor.

Bu arada bizim İslamcı kesim, Obama’nın Türkiye’den sonra en önemli konuşmasını Kahire’de yapmasından da pek hoşlanmamış, çünkü onlar için Mübarek de “İslam düşmanı” bir yönetici.

Obama’nın getirdiği farkları görebilmek için, dünyanın değişim hattını görmek, bu dünyanın insanlarının büyük çoğunluğunun “daha iyi bir dünya” beklentilerinin yükselmiş olduğunu fark etmek gerekiyor.

DİĞER YENİ YAZILAR