Sivri duygular ve akıl

Aklın ve aklın önerilerinin kulaklara ulaşmadığı, sivri duyguların daha da sivrilerek şiddetin yollarını açtığı durumlarda toplum en tehlikeli, en karanlık bir döneme girer

Haberin Devamı

Korku ve korkuya bağlı olarak şiddetin haklı gösterilmesi, kanuna uymayan güçlü kişilere duyulan hayranlıkla bir araya geldiğinde toplumun cıvataları atar.

Böylece güçlü olanın, silahı olanın, kalabalık olanın her şeyi yapmaya hakkı olduğuna inanılan bir dönem başlar.

* Kalabalık olan, olmayanı ezer, döver, öldürür.
Kalabalıklar daha büyük kalabalıklara dönüşsün diye en çapsız ve düzeysiz bir üslup hayatın bütününü kaplar; başkasına saygı, budalalık olarak görülür.

* Okuma imkânı bulamamış olanlar, bu imkânı bulmuş olanlara saygı göstereceği yerde onlardan nefret eder. Düşünce... Aydın... Fikir... Özgürlük... Tartışma... Bunlar en korkunç kelimeler olur çıkar ve sadece hakaret için kullanılırlar .

* Serbest ekonomide alt sınıflar mağdur edilmişse sarılınan seçenek tekrar "devletçi" ekonomidir.
Liberalizm toplumsal hayat için ne kadar kötü bulunmuşsa, ekonomik hayatta da o kadar kötü olarak algılanır.

* Etnik köken, ulusal köken ve dini inanç ya da inançsızlık en büyük kuşku ve korku nedeni olur. İnsanlar "Onlar beni öldürmeden ben onları öldüreyim" noktasına itilir.

Farklı dinden, farklı ulusal ve etnik kökenlerden olanların varlıklıları nefretin en büyüğünü toplar.
Bütün dikkatler ve kuşkulu bakışlar onlara yönelir, ekonomik sorunların suçu onlara yüklenir.

En tutucu ahlâk kriterleri temel kriterler olarak, özellikle de dini çerçevelerle çevrilmiş olarak insanların önüne sürülür. Bunları tartışmak bile kendi başına "düşman"lık olarak görülür.

Yasalar, devletin kurumları "herkes için" güvenilir olmaktan çıkar.

Herkes kendi güvenliğini kendi çetesine, kendi örgütüne, kendi silahına güvenerek sağlar.

* En güçlü ve en kalabalık olanın koyduğu kurallar, yasaların, kamu kurumlarının, geleneklerin yerini alır.
Şiddetin kendisi artık başlı başına bir değerdir. Şiddet kullanmak her durumda hoş görülür olmaya başlar.

* İnfiale kapılanlar, galeyana gelenler daha kolayca şiddet kullanmaya başlar. Şiddet yarışında güçlü olan kazanır.

***

Türkiye'nin hakkının böyle bir senaryo, böyle bir toplum, böyle bir gerilik düzeni olduğuna inananlar var.

Bunlar modern, demokrat, özgür ve laik bir Türkiye istemiyor. Öyle bir Türkiye'de yerleri olamayacağı için direniyorlar.

* Türkiye'ye yine tuzak kuruluyor.

Bu tuzak daha önce de kuruldu ve çapsız yöneticiler nedeniyle Türkiye defalarca bu tuzağa düştü. Bir kez daha düşerse, asıl o zaman son bağımsız Türk devletinin varlığı tehlikeye girer.

DİĞER YENİ YAZILAR