Haberin Devamı
Ankara’da siyasiler her duvara çarptıklarında sistemle ilgili sorular sormaya başlar. Yine aynı şey oldu. Parlamenter sistem ve kuvvetler ayrılığı tartışmaya açıldı.
Doğrudur, bir sistem sorunu var ve bunun merkezinde her tarafı yamalı 1982 Anayasası var.
Bu Anayasa 12 Eylül askeri yönetimi tarafından bütün toplumu zapturapt altına almak ve uslu tutmak amacıyla çıkarılmıştı. Aradan geçen 26 yıl bu anayasa ile yaşanmasının mümkün olmadığını gösterdi. Askerlerin gölgesi azaldıkça gelen her siyasi iktidar, sağından solundan yamalarla durumu düzeltmeye çalıştı. Ama hiçbiri yeni bir anayasa için harekete geçme cesaretini gösteremedi.
Bu cesareti gösteren tek iktidar AKP’nin iktidarıdır ve ne yazık ki bu girişim siyasi deneyim eksikliği, ufuk çarpıklığı, köklerin yarattığı darlıklar dolayısıyla başarısızlığa uğramıştır.
Anayasa sorunu, seçim sistemi ve siyasi partiler yasalarındaki sakatlıklarla bir araya geliyor ve genel bir sistem sorunu, kökleşiyor.
AKP bu sorunu aşacak basireti gösteremedi, ama sorunun bir parçası olan “muhalefet” de hiçbir yeni öneri getirmemekte ısrar ediyor.
CHP ve MHP’nin “nasıl bir anayasa” sorusuna verdikleri bir cevap ortada yok. CHP bütün stratejisini en sıkı savunma üzerine kurmuş, sistemi daha ileri götürebilecek her türlü fikre kapılarını kapatmış durumda.
AKP’nin sürekli yönünü şaşırmasıyla birlikte CHP’nin bu “tam savunma” konumunun, yeni ve çağdaş bir anayasa için geniş uzlaşma yollarını da tıkadığı görülüyor.
Bu yolları açma ve genişletme görev ve sorumluluğu yine büyük oy desteğine sahip olan AKP’ye aittir.
Bütün özgürlüklerin bir bütün olarak ele alınacağı bir program ile yeni anayasa girişiminin tekrar başlatılması AKP’nin elindedir. Oysa AKP ve ona yakın mihrakların tepkileri halen, “dayak yemiş boksörün kendisine hakemin vurduğunu sanmasının” ötesine geçmiyor.
Yeni ve gerçekten “özgürlükçü” bir anayasa ile siyasi partiler kanununun belki tümüyle yenilenmesi için bir tür “danışma meclisi” kurulabilir, üniversiteler ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla ciddi bir yol alınabilir. Ama önce AKP’nin hakemle ilgili sorununu aşması gerekir.
Sadece hakemle uğraşmak, gerçeklerden, gerçek soru ve sorunlardan uzaklaşmaya yol açar.

