Haberin Devamı
Tayyip Erdoğan’ın dün Davos’ta yaptığı konuşma en basitinden Hamas avukatlığı olmuştur.
Konuşmada diplomatik bir dil kullanılmamış, Erdoğan bir parti toplantısında izleyicileri coşturmak ister gibi konuşmuştur.
Delikanlılığın asla geçerli olamayacağı bir ortamda delikanlılık gösterisi yapmasının da savunulacak hiçbir yanı yoktur.
Konuştuğu forum, dünyanın en önemli politik ve ekonomik karar vericilerinin izlediği bir forumdur. Burada yapılacak konuşma, konuşanın duygusal titreşimlerini değil, temsil ettiği ülkenin etkinliğini, konuya hâkimiyetini gösterecek bir konuşma olmak zorundadır.
Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı olarak “Hamas avukatlığı” yapma hakkı bulunmadığını hâlâ anlamadığı gibi, kendisinden menkul siyasi çıkışların siyaset olmadığını da bilmemektedir.
Yaptığı konuşma Türkiye’yi Filistin’in değil Hamas’ın yanına yerleştiren bir konuşmadır. Filistin içindeki siyasi denge ve çatışmalar da Erdoğan’ın sorunu değildir ama o, iki taraftan birini destekler bir üslupla konuşmuştur.
Erdoğan Davos toplantılarında ilk kez böyle bir kavga çıkartmış kişi olarak hatırlanmak istiyorduysa, belki kendi “müşterisi”ni tatmin etmiştir, ama önemli meselelerde Türkiye’nin elini zayıflatan acemi bir siyasi olarak anılacağını da bilmelidir.
Dünkü tartışmaları izleyenlerin bazıları kendilerini gol atmış takım taraftarı gibi hissetmiştir. Ama aslında hepimiz Erdoğan sayesinde golü yiyen taraftayız.
Filistin sorunu, bu sorunun dünyadaki etkileri ve insani sorunlar kimsenin şahsi sorunu değildir. “Davos’a bir daha gelmem” diye küsmesi de aslında yine her meseleyi “şahsi” meselesi olarak aldığının bir göstergesidir.
Erdoğan dış siyasette fena halde sınıfta kalmış ve Türkiye’nin çıkarlarına zarar vermiştir. En azından Türkiye’nin bölgede tekrar barış süreçlerine katkıda bulunmasının, etkin roller almasının yolları kesilmiştir.
Başbakan dış politikada sınıfta kalmıştır. Hem de çok ağır bir şekilde sınıfta kalmıştır, bunun da bir cezası olmak zorundadır.
Dışişleri Bakanı da, Erdoğan’ın tavrı üzerine dış politika ilişkilerini sağlıklı bir şekilde yürütemeyeceğini bildirerek istifa etmelidir.

