Silahlı Kuvvetler’e düşen

Haberin Devamı

Ergenekon soruşturması devam ettikçe, sürekli yeni bilgiler, belgeler çıkıyor. Toplumun önemli bir kesimi bunların hiçbir gerçekliği olmadığını, tümünün, hatta gömülü silahların dahi Silahlı Kuvvetler’i yıpratmaya yönelik bir faaliyetin parçası olduğunu düşünüyor.

Bugüne kadar ortaya çıkan belgeler arasında 3 darbe planı, bir darbe ortamını hazırlamak için suikastlar öngören plan, bir de AKP hükümetini ve özellikle Fethullah Gülen cemaatini kamuoyu nezdinde güçsüz hale getirme planı bulunuyor. Bunların yanında, yine Ergenekon dosyasına girmiş olan, Başbakan’a yönelik suikast hazırlıklarını içeren belgeler de var.

Söz konusu belgelerin hemen tümü, şu anda yargı önünde olan sanıklarda bulundu. Sanıkların bazıları emekli asker, bazıları da toplumda tanınan, bilinen ve AKP’ye karşı oldukları gizli olmayan isimler.

Özellikle ikinci bölümdekilerin tümünün bütün bu planlardan haberdar olması mümkün değildir.

Ancak ortada ayrıntılı planlar var. Yargı süreci içinde, bu planlarla ilişkisi olan asker kişilerin tutuklanmış olması, soruşturmayı ve davayı yürütenlerin bu belgelerin “gerçekliği” konusunda kuşkuları olmadığını gösteriyor.

Bütün bu olayları “komplo” olarak görenler, yargı hakkında da kuşku taşıyor ve bu kesimin ikna olması ancak davadaki bazı üst düzey kişilerin açık ikrarıyla mümkün olabilir.

***


Söz konusu darbe planlarının, Genelkurmay’da daha alt düzeyde çalışmaların ürünü olması elbette olasılıklardan birisidir. Ama bu durum da üst düzey komutanların, kendi astlarının faaliyetleri konusunda taşıdıkları sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Bir de gömülü silahlar konusu var. Soruşturmalar sürüyor, ancak bu silahların nereden, kimler tarafından alındığı, askeri depolardan mı sivil depolardan mı alındığı konusu açıklığa kavuşmuş değil.

Ergenekon soruşturması boyunca, olayların gerçek olduğuna inanan kesimde de zaman zaman soruşturmanın “tavsadığı” kuşkusu ortaya çıkıyor. Ancak dün, 2004 yılında görevli olan kuvvet komutanı emekli orgenerallerin ifade vermeye çağrılmış olmaları en azından yargıda bir “tavsama” eğilimi olmadığını gösterdi.

***


İddialar çok ciddi ve ne yazık ki hepsi dönüp dolaşıp Silahlı Kuvvetler’in üst ya da orta düzeyde komutanlarına ulaşıyor.

Bu soruşturmaları Silahlı Kuvvetler’le bir tür “kurumsal hesaplaşma” olarak görenler de olabilir, ancak böyle bir durum da Silahlı Kuvvetler’in kurum olarak bu soruşturmalarda öne çıkması gereğini azaltmaz, tam tersine artırır.

Silahlı Kuvvetler’in yıpranmamasının, hatta bu temizlenme sürecinden daha güçlü ve “demokrasiye bağlı” bir yapı olarak çıkmasının bir tek yolu vardır: Soruşturmaların, davaların hızlanması ve tam temizlik için tam destek verilmesi.

Eski kuvvet komutanı emekli orgenerallerin verecekleri ifadeler bu açıdan da büyük önem taşıyor. Kendilerini ya da astlarını veya eski komutanlarını değil, Silahlı Kuvvetler’in tümünü korumak herkes için esas nokta olmak zorundadır.

DİĞER YENİ YAZILAR