“Sıfır sorun”da Kıbrıs yok

Haberin Devamı

Dış politikada “sıfır sorun” siyasetinin, bazı konularda eleştiri alsa da genel olarak Türkiye’ye önemli faydalar kazandırdığını inkâr etmek mümkün değil. On iki yıl önce neredeyse savaşın eşiğine geldiğimiz Suriye ile bugün vizeler kaldırılmışsa, bu başarıdır.

Ancak 37 yıl önce savaş alanı olan Kıbrıs hâlâ ciddi bir sorun olarak ve Türkiye’yi uluslararası camiada hâlâ yıpratmaya devam eden bir konu olarak yerli yerinde duruyor.

***

Türkiye’nin bütün dünyada “işgalci” olarak görüldüğü ve “dava”ya geçen 37 yılda hiçbir destek sağlayamadığı Kıbrıs sorununda, kısa bir süre, Annan Planı dolayısıyla bir ivme kazanılmış, ancak bu gelişmeyi Rumlar bozmuştu.
Kıbrıs’ta Rum tarafı, dünyanın “tanıdığı” Kıbrıs Cumhuriyeti Avrupa Birliği üyesi de olunca ciddi bir ekonomik gelişme yaşadı ve kazanımları Türklerle paylaşmak istemedi.

37 yılda Kıbrıs’ın Türkiye’ye birçok açıdan zorluk çıkaran bir düğüm haline gelmesinde, Ankara’nın “resmi” politikasındaki geleneksel “stratejik” yaklaşım açısının da büyük ağırlığı vardır. Kıbrıs’ın Türkiye’nin savunması açısından çok önemli olduğu yönündeki “askeri bakış açısı” statükonun devamının en önemli dayanaklarından biri oldu.

***

Kıbrıs’la ilgili başka gerçekler de var. Örneğin “gerçek” Kıbrıslılar, yani savaştan sonra Türkiye’den gönderilmiş olanlar dışındaki Kıbrıslıların neredeyse tümü Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu sahibidir.

Bir başka gerçek, uluslararası kısıtlamaların da çok etkili olması dolayısıyla Kıbrıs Türk tarafında ciddi bir ekonominin olmadığıdır. Son tartışmada da hatırlatıldığı gibi KKTC’yi Türkiye’den giden kaynaklar ayakta tutuyor.
Ankara’da, Avrupa Birliği yönünde adımlar atıldığı ve bu konunun bir hedef olarak tutulduğu dönemde Kıbrıs’la ilgili gelişmeler yaşanması umudu da doğmuştu. Ancak Avrupa Birliği meselesi, AKP hükümeti tarafından ikinci plana alındığından bu yana Kıbrıs da kendi haline terk edilmiş gibi görünüyor.

***

Denktaş politikalarının takipçileri bugünkü durumdan memnundur. Türkiye’den para gelir, onlar da çeşitli unvanlarla dolaşır. Varsın uluslararası yargıda sürekli aleyhte kararlar çıksın, varsın Türkiye uluslararası camiada sıkıntı yaşasın. Yeter ki paralar gelsin, yeter ki Türk askerleri orada dursun. Bu durumda kimsenin herhangi bir sorumluluk taşımasına da gerek kalmıyor. Sadece Ankara’da çözüm eğilimleri çıktığı anlarda kulis yapılması yeterli ve o durumda bu, temel faaliyet oluyor. Böyle anlarda tekrar “Türkiye’nin savunması için stratejik önem” dosyası ortaya çıkıyor.

***

Geçen 37 yıl içinde, dünyanın dört bir yanında Kıbrıs’tan çok daha fazla can almış, çok daha ağır sorunlar çözüldü, insanlar barış içinde birlikte yaşamayı öğrendi, ama Kıbrıs sorunu çözülemiyor.

Türkiye 37 yıldır fatura ödüyor ve 37 yılın özeti, bu faturaları hiç umursamayan bir politikacı grubunun başarısıdır.

DİĞER YENİ YAZILAR