Sezer'e saldırılar

Bir süredir AKP'nin üst yönetimi ve partiye yakın yayın organları sürekli olarak Cumhurbaşkanı Sezer'e sert tepkiler yöneltiyor. Bunların nedeni Sezer'in geçen hafta "laiklik" konusunda yaptığı açık uyarılardır

Haberin Devamı

Bir süredir AKP'nin üst yönetimi ve partiye yakın yayın organları sürekli olarak Cumhurbaşkanı Sezer'e sert tepkiler yöneltiyor. Bunların nedeni Sezer'in geçen hafta "laiklik" konusunda yaptığı açık uyarılardır.

Sezer'in söylediği çok açıktı: Laik düzeni zedeleyen bazı uygulamalar vardır; dinsel unsurları inanç dünyasının ötesine geçerek toplumu değiştirmekte kullanma çabaları görülüyor ve de bunların engellenmesi için bazı kısıtlamalar konulabilir.

Cumhurbaşkanı tek tek örnek vermedi. Ama bunları tahmin etmek zor değil. Kaygıların başında atamaların geldiği Sezer'in icraatlarından zaten anlaşılıyor. Cumhurbaşkanı, devletin üst kademelerinde laiklik konusunda net olmayan ya da önceki siyasal faaliyetlerinden dolayı bu konuda kuşkulara yol açmış kişilerin yer almaması konusunda çok duyarlı davranıyor.

Hükümet katında ya da bazı yerel yönetimlerde örneğin "içki gettoları" yaratılmasının ya da cami yaptırma konusunda ihtiyaçların ötesine geçen ısrarların ortaya çıkmasının da toplumun büyük kesimi gibi Cumhurbaşkanı tarafından yakından izlendiği ortada.

Üslubun altındaki gerginlik
Geçen hafta Yeni Şafak Gazetesi Sezer'in şu cümlesini gazetenin en tepesine yerleştirdi: "Dinin, bireyin manevi yaşamını aşarak, toplumsal yaşamı etkilemesine izin verilemez; bireyin inanç ve ibadet yaşamına, kamu düzenini, güvenini ve çıkarlarını korumak amacıyla sınırlamalar konulabilir."

Gazetenin bu söz üzerine attığı başlık da şuydu: "Gücün yetmez Ahmet Bey." Cumhurbaşkanı'na karşı bu tarz bir "meydan okuma" üslubunun kullanılması, bir kesimdeki rahatsızlığı gösteriyor. Ayrıca şunu da gösteriyor ki, Cumhurbaşkanı bazı kaygılarında haklı. Çünkü bu saldırı tarzından da anlaşılan, Sezer'in sözü açık olmasına rağmen, ancak bazı "kemirme" hayalleri içinde olanların fazlasıyla tedirgin olduğudur.

Başbakan katından başlayarak iktidarın en tepelerinde bir süredir görülen "milliyetçi muhafazakâr" üslubun derinleşmesi de AKP'nin birçok vaadi ya da sunduğu projelerle tümüyle çelişiyor. PKK sayesinde toplumda yaratılmış olan kuvvetli bir milliyetçi dalganın içinden dinsel unsurlar da bol miktarda kullanılır oldu. Bu milliyetçi-muhafazakâr yarışta AKP'nin öne geçme çabası ve kafa karışıklıkları herkesin, Batı'nın da dikkatini çekiyor.

Sezer'in uyarılarına bu açıdan bakıldığı zaman, dikkat çekmek istediği tehlikelerin gözümüzün önünde olduğunu da görebiliriz.

DİĞER YENİ YAZILAR