Geçen dönemde siyaset ortamı gerçekten yerlerde sürünecek kadar seviye kaybetmişti. 2002 seçimlerinde Türk halkı tam bir "temizlik" yaptı. Dürüstlüğünden kuşkulandığı ya da ülkeyi yönetme yeteneği olmadığına inandığı büyük bir kadroyu siyasetten tasfiye etti. Tasfiyeden en çok nasiplenense, merkez ve merkez sağ oldu. Burada ortaya çıkan boşluk, kendiliğinden AKP tarafından dolduruldu.
Solda ise, AKP'nin takıyye yaptığından kuşkulananlar için, bu partinin geldiği siyasi İslamı tehlike olarak görenler için tek çekim merkezi CHP'ydi.
Beklenti çok açıktı, mesaj çok net verilmişti: Türk halkı sağda ve solda siyaset yapanlardan "seviyeyi yükseltmelerini" istiyordu.
* "Seviye yükseltmenin" ilk şartı, yeni isimlerin, temiz isimlerin, seviyeli isimlerin politikaya girmeleri ve önde olmalarıydı.
Bu süreç başladı ama başladığı gibi de durdu. Şu anda siyaset sahnesinde en önde bulunanlar yine geçen dönemin içinde şöyle ya da böyle bulunmuş aktörlerdir.
Bu kesim siyasetteki yenilenmeyi yeterli bulmuş ve aslında birkaç yeni isim dışında eski kadrolarla yola devam etmeyi tercih etmiştir.
* AKP'nin şu anda "rakipsiz" durumda olması da bu gerçeği değiştirmez. Tam tersine, tehlikenin büyüklüğünü gösterir.
Her alanda başarılı olduğuna fazlasıyla inanmış siyasilerin kendilerini ve kadrolarını yenilemeleri mümkün değildir. Böyle bir ruh haliyle koltuklara daha fazla yapışılır, koltukları korumak için her şey yapılmaya başlanır.
Türk siyasetinin gerçek anlamda seviye kazandığını sananları hükümetin ve AKP'nin "kendinden emin" havası etkiliyor.
* Ancak görülmeli, bilinmeli ve hatırlanmalıdır: Bir zina tartışması çıktığında seviye hemen düşüyor; bir hediye meselesi ortaya çıktığında ilk tepki seviyeyi yükseltme yönünde olmuyor.
Sınıfta kalmaya devam!
Türk siyasetinde seviyenin hâlâ yükseltilmediğini ortaya koyan tek görüntü CHP Kurul-tayı'nda yaşananlar, orada yapılan konuşmalar değildir.
* İşler yürüdüğünde seviye kendi kendine düşmez, sıkıntılı ve sınav niteliğinde bir olay ortaya çıktığında gösterilen davranış önemlidir. Başoyuncular ya eski ve düz tepkileriyle kendilerini ele verecek ya da seviye yükseltmeyi görev olarak benimsediklerini gösteren şekilde davranacaklardır.
* Türk siyasetinin seviyesinin gerçekten yükseldiğini sanmak ya da düşünmek için fazla iyimser olmak gerekir. Siyasetin en önündekiler her sınavda sınıfta kalmaya devam ediyor.
Seviyede yükselme olacaksa, bu hep birlikte olur. Birleşik kaplarda herkesin bulunduğu düzey sonuçta aynıdır, bazen birileri bazen de başka birileri üstte görünebilir, ama su durulduğunda görülen, seviyelerin eşit olduğudur.
Seviye kaybı
Geçen dönemde siyaset ortamı gerçekten yerlerde sürünecek kadar seviye kaybetmişti. 2002 seçimlerinde Türk halkı tam bir "temizlik" yaptı
Haberin Devamı

