‘Şerefli yenilgi’ uzlaşma vaadi

Haberin Devamı

AKP ile CHP’nin, yemin krizinin sona ermesi için üzerinde anlaştıkları metinde iki önemli nokta yer alıyor. Biri, “özgürlükleri genişletme yolunda yorumlanması”, ikincisi de bu uzlaşma ile yeni anayasa için de uzlaşma temelinin atılmış olması.

Hukuk düzenimizle ilgili tek şikâyet konusu, yargının büyük bir kesiminin yasaları “vatandaşı koruma” ve “özgürlükleri güvence altına almak” yerine “devleti koruma” mantığıyla yorumlamaları değildir.

İktidar ve ana muhalefet partilerinin bu konuda aynı görüşte olmaları da birlikte hareket ederek sistemin mantığını değiştirecek girişimlerde bulunmalarını gerektirir.

Bu, önemli bir vaattir.

İkinci vaat, anayasa için uzlaşma çabası içinde olacaklarını yazılı hale getirmiş olmalarıdır. Zaten 12 Haziran’da halk onlara bu görevi verdi, görevden kaçmaları söz konusu olamaz...

***


Uzlaşma metninde, yakın gelecekle ilgili iyimser beklentilere yol açacak bu ifadelerin dışında CHP’nin yemin etmeme eylemiyle “ne elde ettiği” sorusunun cevabı yoktur.

CHP’liler üzülebilir, kızabilir; ortada “şerefli yenilgi” bile olmadığını, yemin direnişinin başarıya ulaştığını inanarak da söyleyebilirler, inanmayarak da söyleyebilirler.

Ama, bu eylemin amacı, başında ilan edildiği gibi Ergenekon tutuklusu iki milletvekilinin tahliye edilip Meclis’e gelmesi; Hükümet’in bu konuda açık bir söz vermesi olduğuna göre ortada şerefli ya da değil, bir yenilgi vardır.

AKP sözcüleri gün boyunca CHP’yi rahatsız edecek hiçbir ifade kullanmamış, hatta “aferin bak başardınız, bizi uzlaşmaya zorladınız” anlamına gelebilecek sözler sarf etmiş olmasına rağmen CHP, kendi ifadeleriyle, “arkadaşlarını satmış” durumunda bulunuyor.

12 Haziran’daki “yenildik ama ezilmedik” hâli, yemin krizinin sonuçlanmasında da tekrarlanmış oluyor ki bu, CHP’nin yeni yönetimi açısından iyiye alamet değildir. CHP sözcüleri dün, uzlaşmayla ilgili yorumlarında yemin boykotunda tabandan da destek alamamış olduklarını itiraf etmişlerdir.

***


CHP yönetimi, eski usul, kriz çıkarma üzerine kurulu bir siyaset anlayışının çoktan geçerliliğini kaybettiğini görmüş olmalıdır. Uzlaşma metninde anayasa konusunda uzlaşma vaadinin yer alması da bunu gösteriyor.

AKP ve CHP’ye halk “uzlaşın, demokratik sivil bir anayasa yapın, demokratik süreci birlikte geliştirin” demiştir.

Bu iki partiye oy vermemekle birlikte aynı beklentiyi ifade etmiş olanlar da hesaba katıldığında, ülkenin yüzde 85’e yakınının verdiği görev çok açıktır.

DİĞER YENİ YAZILAR